Yazar, Öğretmen,Siyasetçi,Şair

(d. 1907 / ö. 17 Temmuz 1961)

ŞAİRİN ÖLÜMÜ


Ne bir damla gözyaşı, ne yerde yaslı bir mum;
Hazin, loş odalarda ölümü sevmiyorum.
Bir çığ sesiyle nasıl inlerse bir uçurum
Benim öyle verecek kalbim son nefesini…
Titreyen dallarını açıp göklere kadar,
Hıçkıracak ney gibi sülün boylu kavaklar,
Talihimin göğsümde hapsettiği canavar
Derin çıtırtılarla kıracak mahpesini…
Ardımda binbir gönül, ıstırabımdan derin,
Matemini tutacak bir mukaddes kederin;
Ölümün gösterecek dünyaya ölümlerin
Hem en şereflisini, hem de en mukaddesini…
Gözlerim çektiğimi ifşa etmese bile
Kalbimden ayrılınca ruhum gelecek dile:
Yüzbin yıllık kâinat hummalı bir vecd ile
Dinleyecek ilk defa ıstırabın sesini…
Her gün bir parça daha fazla yalçınlaşarak
Bir uçurum olunca bana sevdiğim kucak,
Fırtınalı göklerden ölümüm andıracak,
Yıldırımla vurulmuş kartalın düşmesini…

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nın ilk edebî topluluğu olarak nitelendirebileceğimiz Yedi Meşale’ye mensup Vasfi Mahir Kocatürk, Gümüşhane’nin en büyük mahallelerinden biri olan Bağlarbaşı’nda doğdu. Babası Gümüşhane’nin yerlilerinden Şeyhzade Arif Efendi, annesi Fikriye Hanım’dır. Vasfi Mahir’in babası, 1914’te I. Dünya Savaşı’nda şehit düştü. Çocukluk döneminin bir bölümünü Gümüşhane’de geçiren Vasfi Mahir, Rusların 1916’da Gümüşhane’yi işgaliyle birlikte ailesiyle Tokat’ın Zile ilçesine göç etmek zorunda kaldı.

1930’da Mülkiye Mektebi’nden mezun olduktan sonra Ankara ve Kabataş liselerinde staj gördü. Stajının bitmesiyle Edirne, Kastamonu, Malatya, Eskişehir ve İstanbul olmak üzere farklı illerde öğretmenlik ve müdürlük yaptı. 1948-1950 yılları arasında maarif müfettişliği görevinde bulundu ve 1950-1954 yılları arasında da siyasete atıldı. 1950 seçimlerinde Demokrat Parti’den Gümüşhane milletvekili seçildi. 9. Dönem Gümüşhane Milletvekili olarak meclise girdi ve 2 Mayıs 1954’te milletvekilliği görevi sona erdi. 1954’ten 1961’e kadar Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 17 Temmuz 1961 tarihinde kalp krizi neticesinde Ankara’da hayatını kaybetti.

Vasfi Mahir Kocatürk, edebî hayatına şiir yazmakla başlayıp daha sonra Türk tarih ve edebiyatıyla ilgili tetkik ve araştırmalara yönelir. Yani şiirden edebiyat ders kitaplarına, antolojiden monografiye, çeviriden çocuk hikâyelerine, tarihten edebiyat tarihine kadar birçok eserin sahibidir. Batı edebiyatına ait eserler okuyarak yabancı dil öğrenmeye önem verir. Fransızca, Almanca, Farsça ve Arapça dillerini bilen Vasfi Mahir’in 1927 yılında Servet-i Fünun dergisinde yazmaya başladığı şiirlerle yazı hayatı başlar. “Gurbette İlk Arkadaş” (küçük hikâye), “Köprüden Kınalı Adaya Yüzerek Geçen Sporcumuz” (hikâye), “Bana Ver Derdini” (şiir), “Zindân” (şiir), “Sürüden Ayrılana” (şiir), “Garip Öldüren Çeşmesi” (manzum hikâye), “Dargın” (manzum hikâye) 1927’de ve “Iztırâp” (şiir), “Uzaktan Uzağa” (şiir), “Sevgili” (şiir), “Abdülhak Hamid’e Cevap” (mektup), “Bir Makalem Münasebetiyle” (açıklama yazısı), “Yeni Bir Münekkide” (deneme) 1928’de Servet-i Fünun dergisinde çıkan şiir ve yazılarıdır (Türk 2018: 13). Yedi Meşale topluluğu ile adını duyurur. 1928’e kadar yazdığı şiirleri Yedi Meşale ismini taşıyan ortak kitabın “Dağların Derdi” başlıklı bölümünde yayımlar. Böylelikle Servet-i Fünun’dan sonra topluluğun çıkardığı Meşale mecmuasında da şiirleri çıkan Vasfi Mahir, yayın hayatını MuhitVarlıkİçtihatHayat gibi kültür ve sanat dergilerinde sürdürür.

Şiirlerinde halk edebiyatının söyleyişinden etkilenen ve kafiye, redif, hece ölçüsünü -özellikle 14’lü hece ölçüsünü- kullanan Vasfi Mahir, Türk şiir geleneğinin yanında Batı edebiyatından da yararlanır. “Dağların Derdi”, “Garip Öldüren Çeşmesi”, “Cellâdın Kitabesi”, “Taşçı”, “Sesimi Duymayana”, “Nöbetçi”, “Serenad” gibi toplumsal konulu şiirlerinin yanında “Iztırâp”, “Sürüden Ayrılana”, “Bahar”, “Denizlerin İlâhesi”, “Şairin Ölümü”, “Alevden Mısralar” gibi bireysel konulu şiirleri de vardır. Şiirlerinde halk şiir geleneğinden, tarihten ve destanlardan beslenir. Yedi Meşale’nin “canlılık, samimiyet ve daima yenilik” sloganından hareketle şiirinin temeline insanı ve hayatı alır.

Yedi Meşale topluluğu dağıldıktan sonra şiirin yanında didaktik özellik taşıyan manzum piyesler de kaleme alan Vasfi Mahir Kocatürk, 1933’te 10 İnkılâb ismini taşıyan ilk manzum piyesini yayımlar. İkinci şiir kitabı 1936’da yayımlanan Geçmiş Geceler’dir. Kitap “Geçmiş Geceler 1920-1923”, “Yollarda Soneler”, “Yanımdan Geçenler”, “İçimden Fısıltılar”, “Dağlarda Türküler”, “Sahilde Şarkılar”, “Kapısında Akşamlar”, “Alevden Mısralar”, “İtiraf” olmak üzere dokuz bölümden oluşur. Seksen altı şiire yer verilen kitaptaki şiirlerin çoğu lirik özellik taşısa da kitapta epik tarzda şiirlerin de olduğunu söyleyebiliriz. 1937’de yirmi yedi şiirden oluşan üçüncü şiir kitabı Bizim Türküler yayımlanır. “Türküler” ve “Öyküler” isimlerini taşıyan iki bölüme yer verilen kitaptaki şiirlerin temelinde Anadolu vardır. Bununla birlikte şiirler, lirik ve pastoral tarzda kaleme alınmıştır. 1941’de çocuklara başta vatan sevgisi olmak üzere iyiyi aşılayan bir perdelik ilkokul piyesi Altın Kalem’i neşreder. Yine 1941’de İstiklal Savaşı’nı konu alan yirmi sekiz şiirin bulunduğu dördüncü şiir kitabı Ergenekon, vefatından sonra 1965’te ise ölümünden önce kaleme aldığı son şiirleri ile eski şiirlerinden derlemelerin olduğu otuz dördü yeni doksan bir şiire yer verilen Hayat Şarkılarıyayımlanır. “Bu şiirlerde dikkatleri çeken en önemli unsurlar sonsuzluğa ve özgürlüğe ulaşma arzusuyla birlikte tabiatta varlığını yitirme isteğidir.” (Atay 2012: 70). 1970 yılında Vasfi Mahir’in küçük çocuklara hitaben yazdığı ve “Çocuk”, “İmtihanlar”, “Kırmızı Şapkalı Kız”, “Küçük Çamaşırcılar”, “Bir İstirahat Günü”, “On İnkılâb” isimlerini taşıyan, manzum olmayan altı küçük piyese yer Verilen Küçük Çocuk Piyesleri çıkar.

Şiir ve piyeslerinin yanında 1940’tan sonra Türk edebiyatı ve tarih üzerine yapılmış araştırma-inceleme kitapları ile dikkat çeken Vasfi Mahir’in Fransız Edebiyatı (1934), Yeni Türk Edebiyatı (1936), Mevlid-i Şerif (1946), Osmanlı Padişahları (1949), Namık Kemal (1955), Namık Kemal’in Şiirleri (1957), Ziya Paşa’nın Şiirleri (1959), Nedim (1961), Büyük Türk Edebiyatı Tarihi (1964), Öğretmenliğin Ruhu (1965) isimlerini taşıyan araştırma-inceleme kitapları vardır. Şiirden sonra edebiyat incelemeleri ile edebiyat tarihçiliğine yönelen, şairliğinden ziyade özellikle edebiyat tarihçiliği ile tanınan Vasfi Mahir Kocatürk büyük bir Türk edebiyatı tarihi yazma amacıyla on beş seneyi aşkın süreyle çalışır ve Nazım Hikmet Polat’ın “Kocatürk, kaleme aldığı Yeni Türk Edebiyatı adlı acemilik dönemi eserini Tekke Şiiri Antolojisi (1955), Saz Şiiri Antolojisi (1963), Türk Edebiyatı Antolojisi (1961), Hikâye Defteri (1956), Şiir Defteri (1956) gibi hazırlayıcı kitaplarından sonra çokça olgunlaştırarak ‘Başlangıcından Bugüne Kadar Türk Edebiyatının Tarihi, Tahlili ve Tenkidi’ açıklamasıyla Türk Edebiyatı Tarihi’ni kaleme aldı.” (Polat 2002) sözleriyle tanıttığı Büyük Türk Edebiyatı Tarihi (Başlangıçtan Bugüne Türk Edebiyatı Tarihi) isimli eserini hazırlar.Edebiyat tarihi ile ilgili görüşlerini uygulamaya çalıştığı Türk Edebiyatı Tarihi’nitamamlayamadan vefat eder.

Kaynakça:

Yazar Dr. Öğr. Üyesi Zehra Yazbahar -2.10.2019

Düzenleyen

Şaheser Yılmaz