Onlara bu adı taktım, çat kapı gelen ustalar. Cuma günü üç maddelik liste yaptım, sabah tezgah gelecek, öğlen dolap için marangoz, sonrasında yeni makinenin kurulumu için servis. Saat beşte hiçbiri ne aramış ne gelmişti. Ertesi gün elektrikçi ve tesisatçı da eklenmiş üzere hepsi evdeydi. Giriş kapısının eşiğine dayamışlardı takım çantalarını, üzerinden atlayıp geçtiğimde, mutfak tezgahına, ekmek sepetinin yanı başına ve kırkyama yatak örtüsünün üzerine gelişigüzel koydukları tornavidalara, somunlara bakan gözlerimi hemen kaçırdım. Aylar öncesinden planlı Zoom toplantısının görüntü ve sesini kapatıp, musluğun sıcak soğuk tarafının ters olduğunu anlatmaya çalışıyordum. Soğuk duvar tarafına olmaz dedi, musluk köşede olduğundan insana yakın taraf soğuk olmalıymış. Çevrimiçi toplantıda öyküdeki karakterin bakış açısının anlatıcıyla farklılığı üzerine bir tartışma sürüyordu. Beşinci kez sıcağı solda istiyorum dedikten sonra tamam diyen ustaya, bu kez duş kabininin yanındaki silikon köprüyü sormanın yollarını aradım. Kişilik çatışmasını öyküye aktarırken, anlatıcının kendi görüşünü savunur görünmesinin anlatıyı yaraladığı üzerine yapılan konuşmalar çevrimiçini ısıtmıştı. Seramikçi zemini düz yapmadığından köprü olmuştu. Suç ondaydı, silikon köprü zorunluydu.
Küçük odanın elektrik hattının banyoya bağlanmış olmasının nedeni anlaşılıyordu. İnsanlık buluşunun iki yüzyıllık tarihi banyoya bağlanmıştı. Kolay olanı seç, bozulan taraf ortaya çıkarsa değiştirilir kurnazı ustalar bir araya toplamış, burnu büyük yazlıkçıların tadilatına girişmişti. Lavabo alt dolabı düzeltmeleri için salı günü başka yere gidiyoruz gelemeyiz denmesine kanmamak gerekiyordu. Salı günü gün bitimine doğru yedi kez kapıdayız mesajı alınca, beş km öteden eve döndük kapıyı açtık. Öykünün anlatı zamanı hikaye zamanından daha uzun, karakterimiz ustalar daha göçmen ağızlıydılar.
Pimapenci genç akşamüstünün çat kapısıydı. Sineklikleri ertesi gün geri getirmesi, çok işleri olması nedeniyle mümkün değildi. Vazgeçtiğimizi söyleyince acayip yoğundu ama getirecekti. Getirmedi. Ustası aradı, gece başka bir şehre düğüne gitmişti, sineklikler gelin damat nedeniyle belirsiz gelecek zamana kaldı. Sıcak su beynelmilel soluna kavuştu, yanındaki soğuk su tamamen kesildi, ustanın takdiri buydu. Sağda soğuk olmaz. Yeni sineklik bir sonraki günün alacakaranlığında içeri girdi.
Boyacı öğlen sularında uzun fırçasını merdiven üstü duvara sürüyordu. Dört gündür bekleniyordu, gelmişti. Orta yerden inen yağmur oluğunun kenara alınması sonrası ortada kalan hasar, macunla kapatılmış boyanıyordu. Duvarın ortasına yağmur oluğu yapan usta, yer değişimini reddedince, başka bir usta tarafından oluk kenara alınmıştı. Yağmur oluğu sorunsalının üstünün boyanması, çat kapı gelişe kafayı takmadan sevinçle kutlanması gereken durumdu. Hem boyacı çat kapı değil çat duvar gelmişti. Biri beyaz diğeri krem iki mermer çat kapı gelip, banyo eşiklerine beyaz silikonla yapıştı.
Kırık seramik süpürgelik ertesi günün çat kapısıydı. Öğle saatinde geçerken uğranmıştı. Süpürgeliği kıran marangozdu, marangozu zora sokan tezgahçı ustasıydı. Küçük tezgaha neden dev gibi lavabo takılmıştı, balkonda neden harç kalıntıları vardı meseleleri hala gizemini korumasına rağmen, alınacak cevabın korkutuculuğu nedeniyle sorulamadı. Tıpkı klozet altında ve duş içinde neden su biriktiği soruları gibi.
Kuzey Ege zamanının ustalara uzanan temposunda ince ayara gerek yoktu. Her şey olması gerektiği gibi tıkır tıkır işliyordu. Çat kapı anlatı daha yeni doğmuştu.
Nukhet Eren