Gerçeği yakalamak istiyorum
ama o elimden bir sabun parçası gibi kayıyor.

Elim benim, öznelliğim.
Damarları çıkmış, derisi pörsümüş.
Yukarı kaldırıp bakıyorum avuç içi çizgilerime
ve zamanın sisinde kaybolmuş gençliğime.

Çocukluğumun eski ahşap köy evinde
gerçek bir bardak su.
Bardak elimden düşüyor birdenbire,
Su akıyor zemin tahtalarının arasından
damlıyor ahırda hayvan gübresi üzerine.

Gerçeği yakalamak istiyorum,
süslemek, giydirmek prensesler gibi.
Ama o paçavralar içinde göz kırpıyor bana,
nanik yapıyor.
“Şiir” diyorum, “aşk” diyorum,
Gerçeği bir gülme krizi tutuyor.

Gerçeği mermerden bir heykel gibi yontup
dikmek istiyorum şehir meydanına.
Ama onun maddesi rüzgardan, nehirden, sudan.
Hazırladığım her kalıbı parçalayıp kendi yoluna gidiyor.

Cemile Çakır