Rüzgar esiyordu derinliklerinde hayatımın.
Gezinirken saçlarının tellerinde
fırtına kopuyordu maviliğinde
yüreğimin.
Her dokunuşumda nefesine
kendini çağlayana bırakmış
salınan yapraklar misali
yaşamın zerrecikleri coşuyordu
gövdemdeki kanallarında zamanın.
Ağırdan al ne olur diyordu
söz dinlemeyen volkanına
sevdanın.
Ağırdan al ki
yetişeyim hızına kayan yıldızların
akıp gitmekte olan anın.
Doruklardaki karlar gibi
erimesin heyecanı
bakışlarımızın.
Rahminden koparılmış kök misali
yok olmasın dünyadaki izleri
sevgiyle ördüğümüz hayatın.
Bırakma ellerimi.
Tutunmak istiyorum sendeki
bana
bendeki sana.
Düşersem göğün yüzüne eğer
o zaman paramparça olur
hüznün solmakta olan
çiçeğine tutunmuş ışıklar.
HAMİT ERGÜVEN
