karadutun rengini çalıyorum
duvar dibinde
yeşil icazet giysisi var üstünde
gökteki yıldızları içinde gizlemiş
nazik bir şiirin dizeleri gibi
tadı ekşiden tatlıya sıkışmıştır dudaklarıma
kırmızısı ırmaklar gibi akar kollarımdan
parmağıma dokunur kırk tonu morun
horasanlı erenin fırlattığı asadır
emanetin malumudur karadut
gölgesi balım sultanın kadın sığınağı
nasiptir genişleyen bütün sabahlara
toprağa kavuşan kutsal kışkırtıcı
erenlerden ve gerçeklerden bir yaprak
saklar meyveyi büyük onurla
keskin bilgelikle yıkar tenimi
kırk yıl hükmü varmış
yokluk yurdunda her buluşmanın
renkleri çalıyorum ılık ürpertiyle
yüreğimin gündüz yıldızlarını ele geçiriyorum
haber verin dört cihana yeter
kutupların kutbu benim
RENK
