• PERA MÜZESİ YAZAR-EDİTÖR SOHBETLERİ’NİN 24 EKİM’DE GERÇEKLEŞECEK ETKİNLİĞİ’NİN KONUKLARI KÜRŞAT KIZILTUĞ İLE GÜNEY ÇEĞİN

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Atlas Publishing Lab işbirliğiyle düzenlediği ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren “Yazar Editör Sohbetleri” serisinde bu ay editörler Kürşad Kızıltuğ ve Güney Çeğin’i konuk ediyor.

Bültenden

Türkiye yayıncılığında önemli bir yere sahip olan editörler, 24 Ekim saat 18.00’de Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek etkinlikte, yakın dönemde Livera Yayınları etiketiyle yayımlanan Anarşist Tahayyül adlı kitap dizisinin çıkış hikâyesini ve hazırladıkları seçkinin detaylarını paylaşacaklar.

Etkinlikte, yalnızca bu dizinin oluşum süreci değil, aynı zamanda Türkiye’de anarşist literatürün tarihsel gelişimi ve bu literatüre olan ilginin şekilleniş süreci üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirilecek. Kızıltuğ ve Çeğin, Türkiye’deki anarşist düşünceye dair yayıncılık pratiklerine de değinerek katılımcılarla geniş bir perspektif sunacak.

Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek etkinlik ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır. Etkinlik dili Türkçedir.

(kaynak:www.edebiyathaber.net)

  • LUİGİ MALERBA’NIN EN ÜNLÜ ROMANI DAİMA İTHAKA, EREN YÜCESAN CENDEY ÇEVİRİSİYLE RAFLARDA

Modern İtalyan edebiyatının neoavangart isimlerinden, 1950’lerin basmakalıp sanat anlayışına karşı Marksist ve yapısalcı etkilerle bir araya gelen sanatçıların oluşturduğu Gruppo 63’ün bir üyesi olan Luigi Malerba, en ünlü romanı Daima İthaka’da, Homeros’un bir türlü evine dönemeyen kahramanı Odysseus’un nihayet adasına döndüğünde olanları yazar.

Troya Savaşı’nda tahta atı akıl ederek kurnazlığıyla dikkat çeken Odysseus, savaş bitiminde yıllar boyunca denizlerde dolaşır, çeşitli maceralar yaşar ve bir türlü adası İthaka’ya, eşi Penelope’ye, oğlu Telemakhos’a dönemez. Yokluğunda adasını eşiyle evlenip krallığını ele geçirmek amacıyla gelen pek çok genç talip prens doldurmuş, gününü gün ederek Penelope’nin kimi seçeceğini beklemektedir. Odysseus döndüğünde bir dilencinin kılığındadır, hem aç gözlü ve şehvet düşkünü talipleri şaşırtmak hem de karısını sınamak ister. Ama karısına yönelik bu güvensizliği, ummadığı entrikalara yol açacak, vuslat gitgide daha dolambaçlı olacaktır.

Tüm edebiyatın kökenindeki mitik destanın çağdaş yorumu, modern bir Penelope ile “yalancı” bir kahramanın yüzleşmesi.

“Malerba postmoderni belirliyor; ama bu tamamen doğru değil, ne de olsa o inadına ironik, öngörülemez ve ikirciklidir.” —UMBERTO ECO

Daima İthaka başlı başına bir eve dönüş, intikam ve gizlenmiş kimlikler hikâyesi olarak okunabilir ya da bir başka seviyede Homeros’un Odysseia’sının bir yapısökümü olarak da…” —EMILY HAUSER

(İthaki Yayınları kitap tanıtım yazısından alınmıştır)

  • 14’ÜNCÜ ULUSLARARASI SUÇ VE CEZA FİLM FESTİVALİ BAŞLIYOR: ‘HERKES İÇİN ADALET’

14. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali izleyicilerle buluşmak için gün sayıyor. 22 Kasım’da başlayıp 28 Kasım’a kadar sürecek festivalin merakla beklenen Adalet Terazisi bölümünde Sırbistan’dan İran’a, İsviçre’den Somali’ye kadar dünyanın farklı ülkelerinden “Herkes İçin Adalet” diyen yedi film yer alıyor.

Venedik ve Cannes gibi dünyanın en önemli festivallerinde prömiyerini yapmış yapımlar, göçmenliği, eşitsiz gelir dağılımının yarattığı zorlu yaşam koşullarını, kadınların üzerindeki baskıları ve bitip tükenmeyen mücadelelerini, savaşın altüst ettiği hayatları ve adalet arayışlarını farklı coğrafyalardan çok tanıdık hikâyelerle anlatıyor.

Prof. Dr. Adem Sözüer’in başkanlığında, Prof. Dr. Bengi Semerci’nin direktörlüğünde düzenlenen festival herkes için adalet ilkesinin yanı sıra, herkes için sinema, herkes için festival diyerek tüm sinemaseverlerin erişebileceği bir fiyat politikası belirledi.

Yaşanan ekonomik kriz içerisinde isteyen herkesin festivalin bir parçası olması hedeflenerek dünya festivallerinde gösterilen, başka bir yerde izleme olanağının sınırlı olduğu, günümüzün en ciddi meselelerini ele alan, tartışma yaratan ve yeni ufuklar açan filmler için her zaman olduğu gibi herkesin ulaşabileceği bilet fiyatları belirlendi. Kasım ayında, öğrenci biletleri 20 TL, tam biletler 75 TL’den Biletinial üzerinden satışa sunulacak.

(Ayrıntılı bilgiye; https://artigercek.com/kultur-sanat/14uncu-uluslararasi-suc-ve-ceza-film-festivali-basliyor-herkes-icin-adalet linkinden ulaşılabilir)

  • COGİTO’NUN YENİ SAYISININ TEMASI ‘GELECEK’

3 aylık düşünce dergisi “COGİTO” Yaz-Güz 2024 sayısında “Gelecek” temasına eğiliyor.

Gelecek dosyasının Odak bölümünde, yaşayan en etkili filozoflardan biri kabul edilen Fransız filozof Quentin Meillassoux var.

Sunuş yazısını Kağan Kahveci’nin kaleme aldığı sayıya Güçsal Pusar, Toros Güneş Esgün, Evrim Kaya, Pınar Üzeltüzenci, Nazlı Ökten, Emre Şan, Arif Koşar yazı ve makaleleriyle katkı verdi.

  • AYRINTI YAYINLARI, KORECEDEN ÇEVRİLEN İLK KİTABINI YAYIMLADI: YÜRÜYÜŞ PRATİĞİ

Dolki Min’in tüm dünyada çok dikkat çeken bilimkurgu ve gerilim romanı Yürüyüş Pratiği, istediği cinsiyete geçme yeteneğine sahip bir uzaylının Dünya’da hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. İnsanlarla beslenen ve onları avlamak için şekil değiştirerek insan formuna giren, avlarını bulmak için çevrimiçi flört uygulamalarını kullanan uzaylının hikâyesi, cinsiyet ve toplumsal normlar üzerine hem derin ve zorlayıcı hem de yer yer komik bir eleştiri sunuyor. Min, kişisel deneyimlerinden de izler taşıyan ilk romanı Yürüyüş Pratiği’nde toplumsal cinsiyetin insanlar üzerindeki etkilerini ve bu normların nasıl dayatıldığını ele alırken dışlanmışlık ve “öteki”lik hissini de güçlü bir şekilde işliyor.

Dolki Min mahlasını kullanan, gerçek adını ve yüzünü toplumdan gizleyen Koreli yazarın Yürüyüş Pratiği adlı ilk romanını Bilimkurgu dizisi kapsamında Türkiye’deki bilimkurgu tutkunlarıyla buluşturan Ayrıntı Yayınları Koreceden çevrilen bu ilk kitabıyla yayınevinin portföyüne yeni bir dil daha eklemiş oldu. Korece yazılmasına rağmen ilk olarak İngilizce yayımlanan Yürüyüş Pratiği’ni Korece aslından dilimize Tayfun Kartav çevirdi. Dünya çapında çok sevilen, birçok farklı dile çevrilen ve film hakları da satılan Yürüyüş Pratiği’nin çekimlerinin yakın zamanda başlaması planlanıyor.

(Kaynak: rotka.org)

  • YENİ E’NİN 82. SAYISI ‘DEVRİMİN MİRASI: LENİN VE KÜLTÜR’ DOSYASIYLA RAFLARDA

Kültür, sanat, edebiyat dergisi Yeni e’nin 82. sayısı yayımlandı. Ekim-kasım ayları boyunca raflarda olacak dergi bu sayısında Lenin ve Sovyet Devrimi’nin kültürel alandaki mirasını merceğine alıyor. “Devrimin Mirası: Lenin ve Kültür” başlıklı özel dosyasında ölümünün 100. yılında Vladimir İlyiç Lenin’i anarken, Sovyet iktidarının ilk yıllarında kültür alanında yaşanan ilerlemeleri, tarihsel deneyimler ve tecrübeleri, “Hangi yoldan yürüyeceğiz” tartışmalarını ve bütün bu tarihsel deneyimin ve birikimin bugünkü önemini tartışıyor.

(Kaynak: www.evrensel.net)

  • ‘FRANZ KAFKA’ SERGİSİ BEYOĞLU’NDA

Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen ‘Franz Kafka’1883-1924” İllüstrasyon Sergisi Beyoğlu Belediyesi’nin ev sahipliğinde sanatseverlerle buluştu.

Franz Kafka’nın 100. ölüm yıldönümü nedeniyle Türkiye’de ilk kez düzenlenen sergi, 6. Daire Sanat Galerisi’nde açıldı.

Sergide, sanatçı Renáta Fucíková’nın sanatseverleri Franz Kafka’nın yaşadığı döneme geri götüren, onun ilham dünyasını, hayal gücünü ve “Kafkaesk” atmosferini ortaya çıkaran 20 adet siyah- beyaz illüstrasyon eserine yer verildi.

Franz Kafka’nın hayatını ve zamansız yaşama vedasını anlatan sergi, 30 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

(Kaynak: http://www.birgun.net)