• MUBI FEST İPTAL EDİLDİ

İstanbul Kadıköy Kaymakamlığı, MUBI Fest İstanbul 2024’ün LGBTİ+ temalı açılış filmi “Queer”in gösterimini yasakladı. Kararda filmin, toplum barışını tehlikeye atacak provokatif içerik taşıdığı gerekçesiyle yasaklandığı ve yasak kararının güvenlik nedeniyle uygulanacağı belirtildi. MUBI Türkiye, yasak kararının ardından resmi sosyal medya hesabından MUBI FEST İstanbul’un tamamını iptal etme kararı aldıklarını duyurdu.

Kaynak: https://www.edebiyathaber.net


  • DÜNYANIN FİLMİ ANKARA FİLM FESTİVALİ’NDE!

7 Kasım Perşembe günü başlayan 35. Ankara Film Festivali’nin Dünya Sineması programı, Cannes’dan Berlin’e, dünya festivallerinin 2024 programlarından filmleri Ankara’da ilk kez seyirciyle buluşturacak. Bölümün Festivallerden seçkisinde, David Cronenberg’in Cannes’daki ilk gösteriminde yoğun tartışmalara yol açan son filmi “Kefenler” (The Shrouds), Mohammad Rasoulof’un Cannes’da Jüri Özel Ödülü ile FIPRESCI Ödülü’nü aldığı cesur aile draması “Kutsal İncirin Tohumu” (The Seed of the Sacred Fig) ve Christophe Honoré’nin eğlenceli kimlik komedisi “Marcello Mio”nun da aralarında olduğu 6 film yer alıyor. Goethe Institut ile German Films’in destekleriyle hazırlanan Kino 2024 seçkisinde ise, bu yılki Berlin Film Festivali’nin gözdelerinden, “Dirsek” (Elbow), “Ölmek” (Dying) ve “Shahid” adlı filmler gösterilecek.

7-15 Kasım tarihleri arasında Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda gerçekleşecek 35. Ankara Film Festivali’nin Dünya Sineması bölümü, dünya festivallerinin 2024 programlarından ödüllü filmleri Ankara’da ilk kez izleyiciyle buluşturacak.

Ayrıntılı bilgi için; https://filmfestankara.org.tr


  • SAVAŞ SONRASI HAYATIN İZLERİ: ROBERT SEETHALER’IN İSİMSİZ KAFE’Sİ TÜRKÇEDE

İsimsiz Kafe Türkçe raflarındaki yerini aldı. Avusturyalı yazar Robert Seethaler’ın yeni romanı Timaş Yayınları etiketiyle yayımlandı. Daha önce Bütün Bir Ömür, Toprak ve Son Senfoni adlı eserleri dilimize çevrilmiş olan Robert Seethaler’in son romanı da dilimize kazandırılmış oldu.

1966 yılında Viyana’da doğan Robert Seethaler, yazar ve aktör kimlikleriyle tanınıyor. Der Trafikant (Tütüncü Çırağı) ve Ein Ganzes Leben (Bütün Bir Ömür) gibi romanlarıyla adından söz ettirdi. Özellikle Viyana’nın tarihini ve savaş sonrası toplumsal dönüşümleri anlatan içsel dünyalara yoğunlaştı. Bütün Bir Ömür sade anlatımı ve etkileyici temalarıyla büyük beğeni topladı; Man Booker, Uluslararası Dublin Edebiyat Ödülü ve Alman Kitap Ödülü gibi saygın ödüllere aday gösterildi.

Seethaler yalnızca yazarlıkta değil oyunculukta da başarılı bir kariyere sahip. Senaryoları ve oyunculuk performanslarıyla da tanınan yazar, görsel projelerinde de edebi dünyasında olduğu gibi insan ruhunun derinliklerine iniyor.

İlk defa Nisan 2023’te Das Café Ohne Namen adıyla yayımlanan İsimsiz Kafe, 1960’ların Viyana’sında bir kafede buluşan, farklı geçmişlerden gelen insanların iç içe geçmiş hayatlarını ve yeni olan her şeyin kendi sonunu da içinde barındırdığı bir dünyayı anlatıyor.

Kaynak: https://kayiprihtim.com


  • NOBEL ÖDÜLLÜ PETER HANDKE’NİN İÇSEL BİR YOLCULUK DESTANINI KALEME ALDIĞI ROMANI MEYVE HIRSIZI, AYRINTI YAYINLARI’NDAN ÇIKTI

2019 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Avusturyalı yazar Peter Handke’nin “Son Destan” adını verdiği romanı Meyve Hırsızı – Ya da Ülke İçine Dönüşü Olmayan Yolculuk, Regaip Minareci çevirisiyle okurlarla buluştu. Ayrıntı Yayınları’nın edebiyatseverlerle buluşturduğu roman felsefi ve lirik bir dille, insanın anlam arayışını, yalnızlık ve aidiyet duygusunu, doğanın huzurunu ve bireysel özgürlüğü sorguluyor. Paris yakınlarındaki bir köyden Normandiya’ya doğru tek başına yola çıkan Alexia’nın hikâyesini anlatan Meyve Hırsızı, okurları sadece fiziksel bir seyahate değil, aynı zamanda karakterin içsel dünyasına doğru da derin bir yolculuğa davet ediyor.

Tanıma ve tanınma, görünür olma, yalnızlık, dönüşüm, iletişim, geçmiş gibi temalar etrafında şekillenen Meyve Hırsızı, biryandan fiziksel bir seyahati takip ederken bir yandan da karakterin iç dünyasında sorgulamalarla dolu bir yolculuk sunuyor.

Peter Handke, “Son Destan” adını verdiği bu romanı yazmaya 1 Ağustos 2016’da başlıyor. Yolculuk sahipsiz koydan çıkıp, dolambaçlı yolları takip ederek, arayarak seyrediyor ve dönüşü olmayan “tek yönlü” yolculuğa çıkan meyve hırsızı kadının orada kalacağı ya da kalmayacağı ülkenin içlerine doğru ilerliyor. Destanın yazımının son günü olan 30 Kasım 2016’da Peter Handke, kadının yolda karşılaştığı inanılmaz ve eşi benzeri görülmemiş tehlikeleri şöyle özetliyor: “Ülke içine yaptığı üç günlük yolculukta yaşadıkları: Tuhaftı. Yoksa değil miydi? Hayır, tuhaftı. Ebedi tuhaf. Sonsuz tuhaf.”

Kaynak: https://www.rotka.org


  • PERA ÖĞRENME’DEN ÖĞRENCİLER VE ÖĞRETMENLER İÇİN ATÖLYELER

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Öğrenme Programları, ara tatilde öğrenciler ve öğretmenlere yönelik sanatla dolu yaratıcı atölyeler düzenliyor. Pera Müzesi’nin güncel sergileri Hesaplar ve Tesadüfler ile Vera Molnár’ın İzinde’nin dünyasından ilham alarak 11-17 Kasım arasında düzenlenecek atölyelerle katılımcılara geniş yelpazede bir program sunuluyor.

Program kapsamında düzenlenen ve Pera Müzesi’nin güncel sergileri Hesaplar ve Tesadüfler ile Vera Molnár’ın İzinde’yi rehberli turla gezdikten sonra bu sergilerdeki eserlerin dünyasından ilham alan atölyelere katılan çocukların renk, ışık, örüntü, rastlantı, hesaplama ve tekrar gibi kavramları keşfederek sanatın eğlenceli ve öğretici yönleriyle buluşması amaçlanıyor.

Öğretmenler için ücretsiz olarak gerçekleşecek ve katılımcıların rezervasyonla oluşturulacağı atölyeler ise sanat okuryazarlığının yanı sıra, eğitimde sanatın kullanımına yönelik yeni yaklaşımlar sunuyor. Öğretmenlere sanatın eğitimdeki rolünü daha yakından tanıma ve yeni yöntemler keşfetme fırsatı sunan bu atölyelerle katılımcılar bir yandan öğrencilerine daha yaratıcı ve sanatsal bir bakış açısıyla yaklaşmayı öğrenirken diğer yandan kişisel gelişimlerine katkıda bulunuyor.

Pera Çocuk atölyeleri biletleri Biletix’ten temin edilebiliyor. Öğretmenlere yönelik atölyeler ücretsiz olup, rezervasyon gerekiyor.

Atölye Programı ve Atölyeler hakkında ayrıntılı bilgiye https://www.peramuzesi.org.tr/pera-ogrenme/program/ara-tatil-atolyeleri/4399 linkinden ulaşılabilir.


  • OTHON CİNEMA’NIN YENİ GÖSTERİM PROGRAMI “GÖRME ÜZERİNE METAFORLAR: BİR BRAKHAGE RETROSPEKTİFİ” 22 KASIM CUMA AKŞAMI ATLAS 1948 SİNEMA SALONUNDA GERÇEKLEŞECEK.

Othon Cinema, Brakhage için, “Sinemaya bakış açısı, filmleri ve fikirleriyle hem Othon’un kuruluşunda hem de gitmeye çalıştığımız bu yolda daima bizlere ilham kaynağı olmuştur. Biz de, kendisinin filmlerinden oluşan bir seçkiyi şehrin en kapsamlı sinema salonunda izleyicilerimiz ile buluşturacak olmanın heyecanı, gururu ve mutluluğunu yaşıyoruz” diyor.

Othon’un Brakhage ve sinemasına dair yazdığı metne göre, “Stan Brakhage, 20. yüzyılın en önemli deneysel film üreticilerinden biri. Onun filmleri genellikle sessiz ve bir hikayeden yoksundur; temel bir anlatıdan ziyade görsel bir şiire benzer. Brakhage kendi filmlerinden sıklıkla ‘görsel müzik’ ya da ‘görsel düşünce’ olarak bahseder. Deneysel sinemanın öncü yönetmenlerinden biri olmasıyla beraber klasik sinemayı da çeşitli yönlerden etkilemiştir. Çünkü onun için temelde sadece filmin kendisi vardır. Bu açıdan Brakhage, tarihte yapılmış ilk filmin, ilk deneysel film olduğunu vurgular. Onun filmlerinin uzunluğu birkaç saniye ile birkaç saat arasında değişir. Çalışmalarında sıklıkla filmi elle boyamış ya da görüntüyü doğrudan film emülsiyonuna kazımış ve bazen de kolaj teknikleri kullanmıştır. Film kariyeri süresince fazlasıyla üretken olan Brakhage, yaşamı boyunca çoğunluğu 16 mm olmak üzere 400’e yakın film yapmış, erken dönem psikodramalarından günlük ve mitopoetik film yapımcılığına doğru ilerlemiş ve doğrudan selüloit üzerine yaptığı çizimlerle bir dizi soyut filmle son bulmuştur. Brakhage’ın tüm filmleri temelde görmenin doğasını sorgulamıştır. Bizim de bu gösterim programına ‘Görme Üzerine Metaforlar’ başlığını koymamızın sebebi onun film hayatını özetleyen ‘Metaphors on Vision’ kitabına ve bu kıymetli metinde ortaya koyduğu sinema fikrine bir saygı duruşudur. Brakhage’ın de kitabının önsözünde belirttiği gibi: ‘Görmek, kaydetmek demektir, farkına varmak demektir.’

Kaynak: https://www.evrensel.net


  • #TARİH’İN KASIM SAYISI ÇIKTI: “KADININ SABRI SINIRA DAYANINCA”

#tarih dergisi kasım sayısı bayilerde okuyucuyla buluşmak üzere yerini aldı.

Kapağına “Kadının sabrı sınıra dayanınca” sözlerini taşıyan dergi Türkiye’de bayide ve web sitesinde satışa sunuldu. Gezi Direnişi için hazırladığı ‘Yaşarken Yazılan Tarih’ sayısı nedeniyle 2013 yılında yayından kaldırılan “NTV Tarih” dergisi, “#tarih” adıyla 2014’te yeniden okuyucusuyla buluşmuştu. Alanında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından orijinal belge ve araştırmalara dayanarak yazılan makaleler, güçlü görsellerle bir araya getirilerek okuyucuyla buluşturuyor.

“Bugünü anlamak, dünü hatırlamak, yarına bırakmak için” mottosuyla yayın hayatını sürdüren ‘#tarih’ temel misyonunu; her türlü aktüel, siyasi, ideolojik yaklaşımın ötesinde, geleceğe kalacak referans yayınları oluşturmak olarak tanımlıyor.

Kaynak: https://www.birgun.net


  • GÜNDÜZ APOLLON GECE ATHENA’YA TOKYO FİLM FESTİVALİNDEN BÜYÜK ÖDÜL

37. Tokyo Film Festivali Asya’nın Geleceği Bölümü’nde “En İyi Film” ödülü “Gündüz Apollon Gece Athena”nın oldu.

Emine Yıldırım’ın yazıp yönettiği, Ezgi Çelik ve Barış Gönenen’in başrolünde yer aldığı “Gündüz Apollon Gece Athena”, prömiyerini gerçekleştirdiği festivalden büyük ödülle dönüyor. Tokyo Film Festivali’nin Asya’nın Geleceği bölümünde Türkiye’den yer alan tek yapım olan “Gündüz Apollon Gece Athena”nın oyuncu kadrosunda Deniz Türkali, Lale Mansur, Çelik ve Gönenen’in yanı sıra Selen Uçer, Gizem Bilgen, Melih Düzenli, Neyra Kayabaşı da yer alıyor.


  • BARIŞ MANÇO’NUN HAYATI FİLM OLUYOR

Usta sanatçı Barış Manço’nun hayatını anlatan film çekilecek. Birsen Altuntaş’ın aktardığına göre filmin başrolünde Ekin Koç oynayacak. Koç’un Manço’yu canlandıracağı filmin yönetmen koltuğunda ise popüler dizi Kızılcık Şerbeti’nin yönetmeni Hakan Kırvavaç oturacak.

Kaynak: https://www.birgun.net


  • 2024 ATİLLA İLHAN EDEBİYAT ÖDÜLLERİ VERİLDİ

Atilla İlhan Edebiyat Ödülleri sahiplerine verildi. Bu yıl ödüllere, şiir dalında 48, roman dalında ise 82 eserle başvuru yapıldı. Ödül töreni, TÜYAP Fuarcılık Grubu tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle düzenlenen 41. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı kapsamında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Roman ödülünün “Kimsenin Ölmediği Bir Cinayet Öyküsü” isimli romanıyla yazar Ali İpek’e, bu yılki şiir ödülü ise, “Tekliler” isimli kitabı ile Onur Sakarya’ya verildi. “2024 Attila İlhan İlk Roman Vakıf Özel Teşvik Ödülü” ise “Güzel Seferlerin Süvarisi” romanıyla yazar Özgür Mutlu’ya verildi.


  • BİZANS’A YELKEN AÇMAK” SERGİSİ, 31 ARALIK’A KADAR ZEYREK ÇİNİLİ HAMAM’DA GÖRÜLEBİLİR

Yunan sanatçı Alekos Fassianos’un eserleriyle İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasını bir araya getiren sergi Atina’da bulunan Alekos Fassianos Müzesi iş birliğiyle düzenleniyor ve hamamın restorasyon çalışmaları sırasında keşfedilen Bizans sarnıcında gerçekleşiyor.

Yunan sanatçı Alekos Fassianos’un eserleriyle İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasını bir araya getiren sergi Atina’da bulunan Alekos Fassianos Müzesi iş birliğiyle düzenleniyor. Hamamın restorasyon çalışmaları sırasında keşfedilen Bizans sarnıcında gerçekleşen sergi adını, William Butler Yeats’in “Sailing to Byzantium (Bizans’a Yolculuk)” şiirinden alıyor. Serginin küratörü ise Anlam de Coster. İzleyicileri tarih, mit ve hayal gücü arasında katmanlı bir keşfe davet eden sergi, birçok ilki bir araya getiriyor. “Alekos Fassianos: Bizans’a Yelken Açmak”, yakın zamanda keşfedilen Bizans sarnıcına özel olarak kurgulanan ilk proje olmasının yanı sıra, sanatçının ailesi ve Alekos Fassianos Müzesi ile iş birliği içerisinde düzenlenen Türkiye’deki ilk kurum sergisi olma özelliği taşıyor. Aralarında İstanbul’a dair bir tablonun da bulunduğu beş önemli eser, dünyada ilk kez bu sergide gösterilecek; diğer eserlerin çoğu ise Yunanistan dışında ilk kez izleyicilerle buluşuyor.