‘PEDRO COSTA HAKKINDA HER ŞEY’ İSTANBUL MODERN’DE

16–26 Ekim 2025

İstanbul Modern Sinema, Portekizli yönetmen Pedro Costa’nın Türkiye’deki ilk ve en kapsamlı retrospektifini sunuyor. Filmleriyle çağdaş sinemanın en tavizsiz ustalarından biri olan Costa, The Guardian tarafından “sinemanın Samuel Beckett’i” olarak tanımlanıyor; festival çevrelerinde ise gerçek “auteur” takipçileri için bir kült figür kabul ediliyor. Yönetmen, özellikle Lizbon’daki marjinal toplulukların yaşamlarını sabırlı, içine çeken ve şiirsel bir üslupla belgeliyor ve hikâyeleştiriyor.

İlk uzun metrajı Kan (O Sangue, 1989), ardından Kemikler (Ossos, 1997) ve Fontainhas üçlemesi—Lav Evi (Casa de Lava, 1994), Gençler Yürüyor (Juventude em Marcha, 2006) ve Vitalina Varela (2019)—ile Costa, ışıksız dar odalarda çektiği uzun planlar, minimal diyaloglar ve toplumsal-görsel ayrıntılara gösterdiği özenle kendine özgü bir sinema dili geliştirdi. Bu filmler, zorlayıcı olmalarına rağmen izleyicide bir tür bağımlılık yaratıyor; her sahne hem estetik bir deneyim hem de insanlık hallerine dair güçlü bir tanıklık sunuyor.

Kısa ve uzun metrajların tamamını kapsayan bu retrospektif, izleyicilere yalnızca Pedro Costa sinemasını keşfetme olanağı değil, aynı zamanda yönetmenin geleneksel dramatik anlatıdan deneysel belgesel ve yerleştirme formuna uzanan evrimini de görme fırsatı sunuyor.

Kaynak: https://www.istanbulmodern.org/


CEMİYETTE PİŞİYORUM’DAN YALNIZLIK, EŞİTSİZLİK VE ÖTEKİLEŞTİRME ÜZERİNE BİR MANİFESTO: YENİ ALBÜM “ENDÜSTRİ” YAYINDA

Çeyrek asırdır yeraltı müzik sahnesinde kendine has bağımlılık yapan tarzlarıyla gönüllerde yer eden İstanbullu punk rock ikilisi Cemiyette Pişiyorum, yedinci stüdyo albümleri “ENDÜSTRİ” ile dinleyiciyle yeniden buluştu. Gitar ve vokalde Tolga Can Saygılı, bas gitarda ise Ali Özdemir’in omuzlarında yükselen Cemiyette Pişiyorum, 10 Ekim 2025’te yayımlanan yeni albümde, yalnızlık, sosyal eşitsizlik ve ötekileştirme temalarına odaklanıyor.

Cemiyette Pişiyorum, ENDÜSTRİ ile sadece müzikal bir üretimde bulunmuyor; aynı zamanda günümüz toplumuna yöneltilmiş güçlü bir eleştiri sunuyor. ENDÜSTRİ, adını aldığı gibi soğuk, mekanik ve düzenli gibi görünen bir sistemin içinde parçalanan bireyin hikâyesi.

Punk rock’un tavizsiz tavrı ve protest ruhunu taşıyan ENDÜSTRİ, Cemiyette Pişiyorum’un bugüne dek en politik ve kişisel işi olmaya aday. Albümde her parça, sistemin çarkları arasında ezilen bireyin çığlığı gibi yankılanıyor kulaklarımızda.

Kaynak: https://www.rotka.org/, Boğaç Gökmen haberi


IRKÇILIĞA DAİR GERÇEK BİR OLAYDAN ESİNLENEN “YANIYOR” MUBI’DE

Erol Afşin’in 2009 yılında Almanya’da yaşanan trajik bir olaydan esinle yazıp yönettiği ilk uzun metrajlı filmi YANIYOR, toplumun iliklerine kadar işleyen ırkçılığı gözler önüne seriyor. Arap kökenli bir aile üzerinden göçmenlerin maruz kaldığı şiddetin, ayrımcılığın ve görünmez kılınan hayatların izini süren film, bireysel acıların kolektif bellekte nasıl yer ettiğini çarpıcı bir sinema diliyle aktarıyor.

Bültenden

Amal ve Ömer, oğulları Ahmet’le Almanya’da yaşayan Arap kökenli bir ailedir. Çocuk parkında karşılaştıkları Franz adlı bir adamın başörtüsü taktığı için Amal’a saldırması Amal ve ailesi için her şeyi değiştirecektir. Haklarını yasal yollarla aramak isteyen aile için dava süreci her şeyi daha da sancılı hâle getirir. Bu ırkçı saldırı uyanamadıkları bir kâbus gibi tüm hayatlarını sarar.

Toplumsal bir travmayı merkezine alan YANIYOR (ES BRENNT), geçmişle yüzleşmenin ve iyileşmenin güçlüğünü hatırlatıyor. Göçmenlik deneyiminin kırılgan yanlarına, aidiyet ve ötekileştirme meselelerine odaklanan film, anlattığı olayın yakıcılığıyla akılda kalıcı bir sinema deneyimi sunuyor.

Kaynak: https://www.edebiyathaber.net/


TYS, EDEBİYATIN DAYANIŞMA MİRASINI ÜÇ ETKİNLİKLE KUTLAYACAK

 Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), 15–19 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 5. Şahkulu Sultan Dergâhı Kitap Günleri kapsamında 18 Ekim Cumartesi günü üç ayrı etkinlikle yer alacak. Etkinlikler boyunca TYS üyesi yazarlar da dergâhta açılacak stantta okurlarıyla buluşacak.

Sendikanın 51. kuruluş yılına özel bir kutlama etkinliği gerçekleştirilecek. Kolaylaştırıcılığını Esra Alkan üstleneceği etkinlikte TYS Genel Sekreteri Tahir Şilkan, sendikanın yarım asrı aşan tarihsel birikimi ve edebiyatın toplumsal gücü üzerine konuşma yapacak.

İkinci etkinlikte Mustafa Köz’ün sunumuyla “Halk Ozanlarından Çağdaş Şiire” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirilecek. Halk şiirinden modern şiire uzanan çizgi ele alınacak; halk ozanlarından ve çağdaş şairlerden şiirler okunarak şiirin sürekliliği tartışılacak.

Günün son etkinliğinde ise Gürel Sürücü’nün kolaylaştırıcılığında Arzu Uçar, Derya Sönmez, Mine Ölçe, Faruk Turinay ve Gökhan Yılmaz kendi öykülerini okuyacak. Genç kuşak yazarların yer aldığı bu bölüm, çağdaş öyküye dair yeni eğilimlerin tartışılacağı bir buluşma olacak.

Türkiye Yazarlar Sendikası, bu üç etkinlikle edebiyatın farklı kuşaklarını bir araya getirerek şiirin, öykünün ve düşüncenin ortak zemininde yeni bir dayanışma alanı oluşturmayı hedefliyor.

Kaynak: https://www.evrensel.net/


KEMAL VAROL’DAN YENİ ROMAN: ONU SEVDİĞİM ZAMANLAR

Kemal Varol’un Onu Sevdiğim Zamanlar adlı romanı Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

Tanıtım bülteninden:

Bazı aşklar unutarak değil, hatırlayarak biterdi belki de.

Zamanın bir tavuğun gagasında aktığı Arkanya, “yazmasaydım büyüyemezdim” diyen çocuklar, bir annenin kucağında hazla ve ölümle geçen çağlar, gırnatanın ezgisiyle durulan halaylar, fısıltıyla söylenen şarkılar, geceyi delip geçen kurşunlar, duvara asılı ölü fotoğrafları, havaya savrulan beyaz tülbentler ve kuruyan bir çiçeğin sessizliği…

Arkanya ile Paris arasında mekik dokuyan Onu Sevdiğim Zamanlar, aşka, barışa, yersiz yurtsuzluğa ve hatırlamanın acısına dokunaklı bir ağıt. Sesini sınırların olmadığı ve insanın insana merhem olduğu bir yerden yükseltiyor: Ey insan, neredesin?

Romanları pek çok dile çevrilen, sinemaya uyarlanan, ödüller alan Kemal Varol, edebi coğrafyasını Paris-Arkanya hattına taşıdığı, iç içe geçen iki hikâyeyle ilerleyen bu romanda insanları ayıran değil, ortaklaştıran yaraları; suskunluğu sınırsızlığa dönüştüren büyülü bir aşkı olağanüstü bir dille anlatıyor.

Onu Sevdiğim Zamanlar insanlığın eksik şarkısını yeniden hatırlatan eşsiz bir roman.

Kaynak: https://www.edebiyathaber.net/


ÜNLÜ RESSAM BOB ROSS’UN TABLOLARI SATIŞA ÇIKIYOR

Amerikalı Ressam Bob Ross’un 30 tablosu, federal fon kesintileriyle karşılaşan kamu televizyonlarına destek amacıyla açık artırmayla satılıyor. Ross’un imzasını taşıyan otuz tablo, federal bütçe kesintileri nedeniyle mali sıkıntı yaşayan kamu televizyonlarına kaynak yaratmak amacıyla açık artırmaya çıkarılıyor. Ekran başında yaptığı resimlerle tanınan Ross, 1980’ler ve 90’larda kamu yayıncılığının simgelerinden biri haline gelmişti.

Bob Ross A.Ş. Başkanı Joan Kowalski, Ross’un hayatını “sanatı herkes için ulaşılabilir kılmaya adadığını” söyledi. Kowalski, “Bu açık artırma, onun mirasının, yıllar boyunca Amerikalıların evlerine neşe ve yaratıcılık taşıyan aynı mecrayı desteklemeye devam etmesini sağlıyor” diye konuştu.

Açık artırmaya çıkarılacak otuz tablo, Ross’un kariyerinin farklı dönemlerinden “mutlu küçük bulutlar” ve “mutlu küçük ağaçlar” gibi imzası haline gelen unsurları barındıran manzara resimlerinden oluşuyor. Sanatçı, bu eserlerin çoğunu 30 dakikalık televizyon programları sırasında canlı yayında yapmıştı. Bonhams müzayede evi, ağustos ayında Ross’un 1990’ların başında yaptığı iki dağ ve göl tablosunu 114 bin 800 ve 95 bin 750 dolara satmıştı. Kuruma göre, satışa sunulacak otuz tablonun toplam değerinin 850 bin ila 1,4 milyon dolar arasında olması bekleniyor.

Kaynak: https://www.ntv.com.tr/


CENGİZ ÖZDEMİR İLE ANADOLU DESTANLARI


Gılgamış, Akilleus ve Odysseius ölümsüzlüğü ararken çıktıkları yolda tanrılarla hesaplaşırken ya da uzun yolculuklarla sınanırken, aslında kendi iç yolculuklarının destanını yazarlar.  Cengiz Özdemir ile Anadolu Destanları serisinde onların destansı yolculuklarının izi sürülecek. İnsan kaderi ile ilahi iradenin iç içe geçtiği büyük anlatılardan biri olan Homeros’un İlyada Destanı’nın konuşulacağı ilk bölümde konuk Prof. Dr. Erman Gören olacak.

  • 17 Ekim 2025 – Cuma
  • Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, Beyoğlu, İstanbul

Etkinlik bileti için; https://www.biletix.com/etkinlik/4IS37/ISTANBUL/tr

Kaynak: https://issanat.com.tr/