Bugün, bir ulusun yasından çok, hafızasının yeniden doğrulduğu gündür.
R. Sertaç Kayserilioğlu’nun koleksiyonundan belgeler; Atatürk’ün vefat raporu, 10 Kasım tarihli Akşam gazetesi, hatıra madalyonları ve 19 Kasım’daki son İstanbul vedası, yalnızca bir dönemi değil, bir bilinci taşır.
Atatürk’ün ölümü, Osmanlı’nın son yıllarından Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan bir çağın kapanışı kadar, geleceğe dönük bir cesaret ve politik ustalık mirasıdır. Onu anmak, bir ideali hatırlamaktır: aklın, bilimin ve kamusal vicdanın ortak zeminini.
Bugün, aradan geçen on yıllara rağmen, o ideallerin önemini en çok unuttuk sandığımız anda yeniden kavrıyoruz; hatta uzun süredir uzak duran iktidarlar bile onun sözlerine yeniden sahip çıkmaya başlıyor.
Koleksiyonundaki bu özel belgelerin Pazartesi14 okurlarıyla buluşmasına izin verdiği için Dr. R. Sertaç Kayserilioğlu’na içten teşekkür ederiz.

(Başındaki Tüm Doktorları Tarafından İmzalı)
R.Sertaç Kayserilioğlu koleksiyonu

Öğlen Saatlerinde Tekrar Basılan Fevkalade Baskı / Yıldırım Baskı; KAYBETTİK
(R.Sertaç Kayserilioğlu koleksiyonu)

( R.Sertaç Kayserilioğlu koleksiyonu)

( R.Sertaç Kayserilioğlu koleksiyonu)

( R. Sertaç Kayserilioğlu koleksiyonu)
Dr. R. Sertaç Kayserilioğlu
10 Mayıs 1948 doğumlu. Eğitimine Kızıltoprak İlkokulu’nda başladı; Bartın Ortaokulu, Kadıköy Marmara Koleji ve Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’yle devam etti. Çapa Tıp Fakültesi Patolojik Anatomi Kürsüsü’nde öğretim üyeliği yaptı. 1980’den itibaren koleksiyonerlik ve araştırmacılığa yöneldi; 1990’da yazı hayatına başladı.
Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı dönemlerine ait belgeleriyle BBC Channel 4 – Gallipoli / First World War belgeselinde yer aldı. “Harp Koleksiyonu” alanında yurt içi ve dışında ödüller kazandı; “Hatırla Sevgili”, “Kuruluştan Kurtuluşa”, “Bahçedeki Fener”, “Son Mektup” ve “Zaferin Rengi” gibi yapımlara danışmanlık yaptı. Tombak, Toplumsal Tarih, NTV Tarih, İstanbul Life gibi birçok dergide yazarlık ve yayın kurulu üyeliği üstlendi.
200’ün üzerinde sergi açmış, 500’den fazla makale yayımlamıştır. Başlıca eserleri arasında Bir İstanbul Klasiği, İstanbul Yazıları, Çıktık Açık Alınla, Osmanlı’dan Günümüze Aydınlanmanın Tarihçesi (3 cilt), Fenerbahçe Spor Kulübü Almanağı (4 cilt) ve Ana Ben Gidiyom Düşmana Karşı yer alır.
Onu bir gün kapısının önünde, kimsenin pek anlam veremediği bir şeyi özenle temizlerken gördüğümde, bunun Çanakkale Savaşı’nda kullanılmış bir mayın olduğunu anlattı. Yüzyıla yakın bir süre denizin dibinde kalmış, içi deniz kabuklularıyla dolmuş bu obje, savaşın sessiz bir tanığıydı. 30 Ağustos sabahı ise kapısına astığı bayrağın, 9 Eylül 1922’de İzmirli kadınların sabaha kadar elde diktikleri sancaklardan biri olduğunu öğrendim.
Koleksiyonerlik onda bambaşka bir tutku. Özellikle yakın tarihle kurduğu bağda anlatırken kendinden geçiyor; her objeyi titizlikle koruyor, belgeleri özenle tasnif ediyor, bir dönemin bütününü yeniden kurmaya çalışıyor.
Dr. R. Sertaç Kayserilioğlu, geçmişe duyduğu derin merakı sabır ve disiplinle bir kültürel hafızaya dönüştüren, yaşarken tarih yazan bir araştırmacı. Onun yarım asrı aşan titiz koleksiyonculuk ve araştırma emeğiyle hazırladığı Ulusal Onur Müzesi projesi, Osmanlı’nın son döneminden Erken Cumhuriyet yıllarına uzanan bir onur hikâyesini yarınlara taşımayı amaçlıyor. Müze; Çanakkale, 1. Dünya Savaşı, İşgal, Milli Mücadele ve İstiklal Savaşı dönemlerinden toplanmış yaklaşık üç bin özgün obje ve belgeyi bir araya getirmeyi hedefliyor.
Not: Dr. R. Sertaç Kayserilioğlu’nun özel koleksiyonuna ait görsellerdir; isim ya da koleksiyon adı belirtilmeden hiçbir şekilde kullanılamaz.

Onu anmak, bir ideali hatırlamaktır: aklın, bilimin ve kamusal vicdanın ortak zeminini. EMEĞİNİZE SAĞLIK
Tam bir kültür koruyucusu, saygılarla kutluyoruz, bizlere tanıttığınız için Sağolasınız Nükhet hocam👍👏