YUNANİSTAN SİNEMASI GÜNLERİ 2 – 7 ARALIK 2025 PERA MÜZESİ’NDE

Yunanistan sinemasının önemli yapımlarını sinemaseverlerle buluşturan Yunanistan Sineması Günleri, Pera Film ev sahipliğinde dördüncü kez gerçekleşiyor.
Yunanistan’dan EMEIS Kültür Kolektifi ve Türkiye’den İstos film ile İstos Yayın ortaklığıyla düzenlenen program, 1998 Berlin Uluslararası Film Festivali’nde prömiyer yapan Pantelis Voulgaris imzalı Hepsi Bir Yol filmiyle perdeyi aralıyor. Etkinlik süresince, 90’lar Yunanistan sinemasından 13 uzun metraj, güncel filmlerden oluşan iki farklı kısa film seçkisi ve Yeşim Ustaoğlu’nun filmi Bulutları Beklerken izleyiciyle buluşuyor.
Bu program kapsamındaki tüm gösterim ve etkinliklere katılım ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.
Program İçin; https://www.peramuzesi.org.tr/film-program/yunanistan-sinemasi-gunleri-/3564
Kaynak: https://www.peramuzesi.org.tr/
DAG SOLSTAD’IN “AKIL ALMAZ OLANI ANLATMA GİRİŞİMİ” ROMANI TÜRKÇEDE

Dag Solstad’ın ilk kez 1984 yılında yayımlanan Akıl Almaz Olanı Anlatma Girişimi adlı romanı Banu Gürsaler Syvertsen’in çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.
Akıl Almaz Olanı Anlatma Girişimi’nde, modern toplumda entelektüelin yeri, sıradan bir varoluşun içinde anonimleşme arzusu ve erkekler arasındaki suç ortaklığı gibi gözde temalarını kara roman ve melodram gibi popüler türlerin yardımıyla irdelerken yazar olarak kendini de anlatıya dahil ediyor.
Mimar ve toplu konut planlama müdürü Arne Gunnar Larsen eşini, çocuklarını terk eder ve bir zamanlar meslektaşlarıyla birlikte tasarladığı, Oslo’nun dışındaki uydu kente taşınır. Ancak insanlığa yaraşır bir yer olacağını hayal ettiği uydu kentte, zamanla kendiliğinden ortaya çıkacağına inandığı kolektif ve zengin hayatla değil, insanların birbirinden yalıtılmış yaşamlar sürdüğü, materyalist ve kasvetli bir gündelik gerçeklikle karşılaşır. Larsen bir süre sonra karşı komşusu Ylva ve Bjørn Johnsen’le yakınlaşacak, Ylva’nın çekimine kapılmasıyla arkadaşlıkları tuhaf bir yön alacak, hepsinin hayatı geri dönülmez bir biçimde değişecektir.
Kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/
BİR DEVRİN SONU: MTV KÜRESEL MÜZİK YAYINCILIĞINDAN ÇEKİLİYOR

MTV, 1981 yılında yayına başladığında sembolik bir tercihle The Buggles grubunun “Video Killed the Radio Star” (Video Radyo Yıldızını Öldürdü) klibini yayınlamış ve müzik ile pop kültüründe yeni bir çağ başlatmıştı. Şirket, çevrimiçi yayın platformları ve sosyal medya ile rekabette zorlandığı gerekçesiyle uluslararası müzik yayıncılığı faaliyetlerini kademeli olarak sonlandırma kararı aldı.
Paramount kaynaklarının AFP ajansına doğruladığı bilgilere göre MTV Music, MTV Hits ile 80’ler ve 90’lar müziğine odaklanan tematik kanallar, önümüzdeki aylarda İngiltere ve çeşitli Avrupa ülkelerinde kapatılacak. Karar, kanalın popülaritesinin zirve yaptığı dönemlerde milyonlarca ekrana konuk olan sunucular ile hayranlar tarafından “bir devrin sonu” olarak tanımlandı.
Manchester Metropolitan Üniversitesi’nden ekran çalışmaları profesörü Kirsty Fairclough, durumu AFP’ye değerlendirirken, MTV’yi geçmişte “devrimci” kılan koşulların artık mevcut olmadığına dikkat çekti. Fairclough, YouTube ve TikTok gibi dijital platformların yükselişinin, insanların müzik ve görüntülerle kurduğu ilişkiyi tamamen yeniden şekillendirdiğini vurguladı. Fairclough, “İzleyiciler veya dinleyiciler artık televizyon karşısında oturup akışta ne varsa onu izlemenin sağlayamayacağı bir ‘anlık erişim’ ve ‘etkileşim’ bekliyor” ifadelerini kullandı.
Kaynak: https://www.ntv.com.tr/ (Emre Köse haberi)
ROMEO VE JULİET BİR ARADA: İDOB SEZONU AÇIYOR

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin (İDOB) geçtiğimiz sezon prömiyerini yaptığı Romeo ve Juliet balesi, bu sezon yeniden sahneleniyor. Shakespeare’in klasikleşmiş trajedisinin bale uyarlaması, 3, 6, 10, 11 Aralık 2025 ile 25, 26, 28 Şubat 2026 tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.
Yüzyıllardır farklı sanat dallarında yorumlanan eser, Sergey Prokofyev’in müziğiyle sahne sanatları repertuvarında önemli bir yer ediniyor. Prokofyev’in bestesi, dramatik yapıyı öne çıkaran koreografik düzenlemelerle uzun yıllardır dünya sahnelerinde yer buluyor.
İki düşman aile arasındaki çatışmanın ortasında gelişen Romeo ve Juliet’in trajik hikâyesi, eser boyunca aşk, şiddet ve toplumsal baskı gibi temalar üzerinden ele alınıyor. İDOB yapımı, koreograf Ricardo Amarante tarafından kurumun dansçıları için hazırlanan düzenlemeyle sahneleniyor.
Eser, yeni sezonda yeniden izleyici karşısına çıkarken, İDOB klasik bale repertuvarındaki yerini hatırlatmayı amaçlıyor.
Kaynak: https://www.evrensel.net/ (Merve Tur haberi)
SUÇÜSTÜ’NDEN TÜRKİYE’DE BİR İLK

2024 yılının ocak ayında dijital olarak yayın hayatına başlayan ve 2 aylık periyotla yayınlanan disiplinlerarası suç kültürü dergisi SUÇÜSTÜ, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi: Ülkemizde suç edebiyatı ve polisiye odaklı yayın yapan bir dergi ilk kez sayılarını ‘tıpkıbasım’ yöntemiyle bir ciltte topladı.
Derginin 2024 yılında yayınlanan 6 sayısı, “SUÇÜSTÜ Toplu Sayılar Cilt 1” ile bir araya geldi. İzan Yayıncılık etiketiyle raflardaki yerini alan 332 sayfalık bu cilt hem türün meraklıları hem de koleksiyonerler için eşsiz bir çalışma.
Ciltte film ve kitap kritikleri, oyun incelemeleri, denemeler, öyküler ve şiirler gibi farklı disiplinlerden içerikler yer alıyor. Her sayısında üç isimle röportaj yapılan derginin ilk cildinde 18 röportaj okuyucuları bekliyor.
Kaynak: https://www.edebiyathaber.net/
AĞA HAN MÜZİK ÖDÜLÜ BU YIL KEMENÇE SANATÇISI DERYA TÜRKAN’A VERİLDİ

Ağa Han Müzik Ödülü bu yıl aralarında Türk kemençe üstadı Derya Türkan’ın da olduğu 11 sanatçıya verildi. Bu dönemin kazanan isimleri 4 Kasım günü açıklandı ve ödüller 22 Kasım gecesi Londra, Southbank Centre’da düzenlenen törenle sahiplerine teslim edildi. Tören, Ağa Han Müzik Ödülleri’nin (AKMA) EFG Londra Caz Festivali ile iş birliği içinde sunduğu, Büyük Doğu’dan müziği kutlayan dört günlük festivalin ana etkinliğini oluşturdu. Jüri, ödülü kazanan kemençe ustamız için ödül gerekçesini şu cümle ile izah etmiş; “Türk kemençesindeki eşsiz ustalığı ve kültürler arası cesur iş birlikleri aracılığıyla Türk klasik ve halk müziğini küresel sahnede yücelttiği için”.
Ödüle layık görüler diğer isimler şöyle;
Mariam Bagayoko (Mali),
Ustad Naseeruddin Saami (Pakistan’dan Khayal ustası)
Warsi Brothers (Hindistan)
Sahba Aminikia (İran)
Senny Camara (Senegal’den yükselen yıldız)
KamilyaJubran (Filistin)Farah Kaddour (Lübnan)
Kyriakos Kalaitzidis (Yunanistan)Hamid El Kasri (Fas)Qalali (Bahreyn)
Derya Türkan (Türkiye)
Kaynak: https://cazkolik.com/ (Leyla Diana Gücük haberi)
SENNUR SEZER ÖDÜLLERİ 11. YILINDA: BAŞVURULAR 1 ARALIK’TA BAŞLIYOR

Fotoğraf: Evrensel
2015 yılında aramızdan ayrılan Sennur Sezer’in anısı ve mücadelesini yaşatmak için düzenlenen Sennur Sezer Emek-Direniş Şiir ve Öykü Ödülleri için başvurular başladı. Gıda İş Sendikası ve Manos Kitap tarafından 11. kez düzenlenecek olan ödüller bu yıl da sahiplerini bekliyor.
1 Aralık 2025 -18 Nisan 2026 tarihleri arasında dosyaların ulaştırılacağı ödüllerin sonucu 1 Temmuz 2026’da açıklanacak ve 1 Eylül 2026’da düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.
Şiir jüri üyeleri arasında A. Hicri İzgören, Orhan Alkaya, Nalan Çelik, Gülce Başer ve Betül Dünder bulunurken, öykü jüri üyeleri ise Adnan Özyalçıner, Ayşegül Tözeren, Gaye Boralıoğlu, Eylem Ata ve Sibel Öz oldu.
Ödüller hakkında ayrıntılı bilgi için sennursezerodulleri@gmail.com adresine veya 0531 305 65 90 numaralı telefondan Özge Gelen’e başvurulabilecek.
Kaynak: https://www.evrensel.net/ (Şeyma Akcan haberi)
