Bana gelinciklerden söz et,
o alev alev duyguları yakan çiçeklerden
ama çok kısa ömrü onun, geçer aşkın mevsimi
kuru otlar kalır geriye o fırtınalı aşk günlerinden.
Bana denizlerden söz et,
dalgayla çalkanan yüreklerden.
Ama eser lodos,
çılgınca koşar kıyılara,
bir vurur yüreğimi hızla kayalıklı yamaçlara,
bir geri çeker cansız kütük bedenimi
derinliklere, karanlık sulara.
Deniz, en yaşlı annem benim,
en çılgın duygularımın beşiği,
acımaz yüreğimin
bir tarlakuşu kadar ürkek olmasına.
Bana yaşlı ağaçlardan söz et,
tespih ağaçlarından ve turunçlardan
Birinin kocaman gövdesi ve sevecen elleri,
öbürünün koyu yeşil yaprakları
sürer mi iyimserlik merhemini
denizin ve gelinciğin yaraladığı ruhuma?
19 Mart 2026
