Nobelli Kadın Yazarlar Buluşması | Svetlana Aleksiyeviç

Nobel ödüllü yazar Svetlana Aleksiyeviç, Kadın Yok Savaşın Yüzünde adlı yapıtında II. Dünya Savaşı’nı cephede bizzat savaşan SSCB’li kadınların gözünden aktarıyor. Piyade, cerrah, pilot, keskin nişancı ve partizan olarak Nazi faşizmine karşı direnen kadınların hem fiziksel hem duygusal gerçekliklerini belgeleyen eser, savaş tarihine alışılmadık bir perspektif katıyor.
Aleksiyeviç’in tarihin cinsiyetini nasıl dönüştürdüğünü, savaşın “erkek kokusuna” karşı kadın anlatısının gücünü Neyya’nın düzenlediği buluşmada birlikte tartışacağız. Programa Fatoş Öcal Kara moderatörlük yapacak; sunumu Ferdağ Ergin Öztürk ve Gonca Borça üstlenecek. Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi
23 Mayıs Cumartesi | 14.30–16.30
DUMAN’DAN YENİ PROJE: “PÜR CUNDA LİVE SESSİONS”

Türk rock müziğinin öncü gruplarından Duman, Bubilet’in katkılarıyla hayata geçirdiği yeni projesi “Pür Cunda Live Sessions” ile müzikseverlerle buluşuyor. Projenin ilk şarkısı “Ah Bir Ataş Ver” yayımlandı.
Kaan Tangöze, Batuhan Mutlugil, Ari Barokas ve Doğaz Titiz’den oluşan kadrosu ile büyük bir dinleyici kitlesine sahip grup, canlı performans ruhunu kayıt kalitesiyle buluşturan bu özel seri kapsamında, toplam yedi şarkılık yeni bir seçkiyi dinleyicilerle buluşturmaya hazırlanıyor. Projede altı şarkı, canlı stüdyo performans videolarıyla birlikte yayımlanacak. Her hafta yayımlanacak sürpriz bir şarkıyla ilerleyecek “Pür Cunda Live Sessions”, bu cuma yayımlanan ilk parça “Ah Bir Ataş Ver” ile başladı. Duman’ın uzun yıllardır konserlerinde canlı olarak seslendirdiği ancak bugüne kadar hiç stüdyo kaydını yayımlamadığı “Ah Bir Ataş Ver”, grubun dinleyicileri tarafından yıllardır beklenen şarkılar arasında yer alıyordu. Şarkı, ilk kez resmi kaydıyla müzik platformlarında yerini alırken; performans videosu da eş zamanlı olarak YouTube’da yayımlandı.
Serinin kayıtları, Ayvalık Cunda Adası’nda yeni açılan Pür Stüdyo’da gerçekleştirildi. Doğal atmosferi, canlı performans hissini öne çıkaran kayıt yaklaşımı ve analog sıcaklığıyla dikkat çeken proje, grubun müzikal enerjisini en saf hâliyle yansıtıyor. Şarkı seçkisinin ağırlığını, Duman’ın son dönem üretimlerinden oluşan Kufi albümündeki parçalar oluşturuyor. Seride ayrıca grubun eski dönemlerinden bir şarkı ve özel bir cover yorumu da yer alıyor.
Kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/
‘23,5’ TÜRKÇE VE İNGİLİZCE YAYIMLANDI: YÜZLEŞME VE UMUT ÜZERİNE KİTAP

Hrant Dink Hafıza Mekânı tarafından 2019 yılında, Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de öldürüldüğü yerde kurulan mekânın adını taşıyan yeni kitap “23,5”, Türkçe ve İngilizce olarak yayımlandı.
Kitapta, Hrant Dink de yazarlar arasında yer alırken, Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden 16 yazar, Dink’in savunduğu değerlerin küresel düzeydeki yansımalarını ele alıyor.
“23,5”, Güney Afrika’dan Amerika’ya ve Avrupa’ya uzanan deneyimleri bir araya getirerek hakikat, yüzleşme ve adalet mücadelelerinin farklı toplumsal bağlamlarda nasıl karşılık bulduğunu anlatıyor. Kitap, geçmişi hatırlama biçimlerini tartışırken geleceği birlikte inşa etmeye dair yeni düşünme yolları sunmayı amaçlıyor.
Eser, beş ana başlık altında okuyucuya çok katmanlı bir okuma imkânı sağlıyor.
“23,5” kitabı, 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı ve Hrant Dink Vakfı’nın yanı sıra kitapçılar ve çevrimiçi satış platformlarından temin edilebiliyor.
Kaynak: https://www.evrensel.net/ (Şeyma Akcan Haberi)
ANNİE ERNAUX’NUN KALEMİNDEN MODERN TOPLUMUN MİKROKOZMOSU: IŞIKLARA BAK CANIM

2022 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Fransız yazar Annie Ernaux’nun Işıklara Bak Canım romanı mayıs ayında Can Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Ernaux bu romanda dikkatini sıradan ve gündelik bir mekâna, bir alışveriş merkezine yönelterek Paris yakınlarındaki bir süpermarkete bir yıl boyunca yaptığı ziyaretleri kaydediyor. Bu kısa ama yoğun metin, tüketim mekânını yalnızca ekonomik bir alan olarak değil, bir temas noktası olarak ele alarak günümüz toplumunun görünmez hiyerarşilerini açığa çıkarıyor.
Hangi nesneleri ve yerleri hafızamıza kaydedeceğimizi biz seçeriz ya da daha doğrusu neyin hatırlanmaya değer olduğuna aslında zamanın ruhu karar verir. Yazarlar, sanatçılar, sinemacılar da hafızanın oluşumuna katkıda bulunur.
Kaynak: https://www.guncelkadin.com.tr/
STRANGER THİNGS’İN YARATICILARINDAN YENİ DİZİ: “THE BOROUGHS” İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI!

Stranger Things ile son yılların en popüler dizilerinden birine imza atan Duffer Kardeşler, başarı yakaladıkları Netflix çatısı altında yeni projeler hayata geçirmeye devam ediyor. Bir yandan Stranger Things ile aynı evrende geçen projeler üzerinde çalışan ikili, diğer yandan yepyeni işler de hazırlıyor.
Geçtiğimiz yılın sonunda efsanevi dizi Stranger Things’in veda etmesiyle oluşan boşluk, dizinin yaratıcıları Matt ve Ross Duffer’ın yeni projesiyle dolmaya hazırlanıyor. Duffer Kardeşler’in yürütücü yapımcılığını üstlendiği dizi, 21 Mayıs tarihinde izleyiciyle buluşacak.
Dizinin merkezinde, iki Emmy adayı usta oyuncu Alfred Molina’nın canlandırdığı Sam Cooper karakteri yer alıyor.
Dizinin en dikkat çekici yönlerinden biri, duayen isimleri bir araya getirmesi oldu. Molina’ya; Geena Davis, Alfre Woodard, Denis O’Hare, Clarke Peters ve Bill Pullman gibi efsanevi isimler eşlik ediyor.
Dizinin yapımcıları Jeffrey Addiss ve Will Matthews, yaşlı karakterleri sadece birer mizah unsuru olarak değil, hayat tecrübeleriyle parlayan gerçek kahramanlar olarak ele aldıklarını vurguluyorlar.
Kaynak: https://t24.com.tr/
BOLEKA, BARIŞ PİRHASAN’A BAKIYOR

Öykü, deneme, şiir, görsel üretim ve arşivsel metinleri bir araya getiren bağımsız bir edebiyat-kültür-sanat dergisi olan Boleka, her sayıda bir imgeden yola çıkarak edebiyat ile farklı disiplinler arasında yeni karşılaşma alanları kurmayı hedefliyor.
Boleka’nın ilk sayısı, “Göz” imgesi ve Aslı Erdoğan odağıyla Ocak 2026’da okurlarıyla buluştu. “Derinlik Sarhoşluğu” teması etrafında şekillenen derginin ikinci sayısı ise Barış Pirhasan’ın filmlerini ve şiirlerini ele alıyor. Pirhasan’ın yazı ve sinemasında öne çıkan kırılgan bakış, parçalı anlatı ve derinlik duygusu, sayının farklı yazılarında yankı buluyor.
Kaynak: https://www.gazetekadikoy.com.tr/
BABAMIN GÖLGESİ MUBI’DE GÖSTERİMDE

Cannes’da Resmi Seçki kapsamında gösterilen ilk Nijerya yapımı olan Akinola Davies Jr.’ın ödüllü çıkış filmi, derin duygular ve lirik görsellerle dolu. Baba-oğul ilişkisini yumuşak bir ışıltıyla sarmalayan bu capcanlı büyüme hikayesi, siyasi çalkantılar ortasında kıymetli olana odaklanıyor.
Folarin ve küçük oğulları Akin ile Remi, bir demokrasi krizinin eşiğindeki Lagos’ta zor bir gün geçirir. Florin’in hayatına dair detaylar gün yüzüne çıkınca, çocuklarıyla ilişkisindeki gerilimin sebebi de anlaşılmaya başlar.
Kaynak: https://mubi.com/
EART GALERİ’DEN YENİ MEKÂNDA İLK SERGİ: “USULÜNE UYGUN DEĞİL”

EArt Galeri, Akaretler No.47’de ki yeni kalıcı mekânında, 14 Mayıs – 14 Haziran tarihleri arasında Usulüne Uygun Değil başlıklı karma sergiye ev sahipliği yapıyor.
Küratörlüğünü Dilara Güven’in üstlendiği sergi, Ekin Keser, İlayda Çorlu, İlhak Altıparmak, Kemal Köse, Özge Akdeniz, Pınar Yılmaz, Reyhan Polat ve Şeyma Barut’un çalışmalarını bir araya getiriyor.
Usulüne Uygun Değil, gündelik hayatın içinde çoğu zaman fark edilmeden işleyen uygunluk beklentilerini merkeze alıyor. Sergi, aile, aidiyet, mahremiyet ve hane etrafında kurulan sessiz kabullerin bedeni, sözü, arzuyu ve görünür olma biçimlerini nasıl düzenlediğine bakıyor. Başlık, bu düzenin yalnızca açık yasaklarla değil; alışkanlık, uyum, susma, geri çekilme ve kendini anlaşılır kılma çabasıyla sürdüğüne işaret ediyor.
Sergide yer alan çalışmalar, ev fikrini ortak bir tema olarak sabitlemek yerine, onun etrafında oluşan farklı gerilimleri yan yana getirirken, toplumsal cinsiyet, cinsellik, dil, kuşak aktarımı, mahremiyet ve bedensel konumlanma; burada birbirinden ayrı meseleler olarak değil, gündelik ilişkiler içinde kesişen politik hatlar olarak beliriyor.
Tanıdık olanın içinde yerleşmiş kodları görünür kılarken, patriyarkal alışkanlıklara karşı homojen olmayan fakat ortak bir itiraz hattı açan Usulüne Uygun Değil, 14 Haziran tarihine kadar EArt Akaretler No:47’de görülebilir.
Kaynak: https://sanatokur.com/
