anne ilk kez gülümsedi oğlunun ölümünden sonra
iki yanında avunmak buldu oğul sere serpe
suya dokundu
yıldızlar dökülürken avuçlarından bir yangının
kıvılcımları gibi
yaşamak buldu yaşamak sandı yaşamak her şeyi
ant içti bir duvarın dibinde
bir kalp pas tutana dek ne kadar atarsa o kadar yaşasın
çok yaşamak değil bu değil ama ne
belki bir ihtimal
yalancılara râm olan bir bedene bakar gibi geçip dünyadan
dokunmadı kir dediğine
putperestin kırılıp putların canlandığı
karanlık bir düzlükten geçiyordu dört nala sürdüğü at
kimin gözüydü dolanan ay neyin fısıltısıydı rüzgâr
taş bile olmadı sığındıkları
bir gölge gibi çıktı içinden tanrılar
güneş olsa da batsın gerçeği taşımayan ruhunda
gömdü sözcüklerini kendini gömer gibi toprağa
anne ilk kez gülümsedi oğlunun ölümünden sonra
EMRE KARAKAYA

“kimin gözüydü dolanan ay neyin fısıltısıydı rüzgâr“👍👏👏
Yakıp geçti
Gül Demet
“putperestin kırılıp putların canlandığı
karanlık bir düzlükten geçiyordu dört nala sürdüğü at
kimin gözüydü dolanan ay neyin fısıltısıydı rüzgâr”
Putları kıranlara.
Emre