Onu on sekiz yıldır tanıyordum. Ya da tanımıyordum.

İkizçam dediğimiz o iki gövde, balkonun tam karşısında, üç katlı evi geçen boyuyla yıllardır oradaydı. Gölgesini bilirdim, sesini bilirdim, yağmurda nasıl koktuğunu bilirdim. Adını bilmiyordum.

Aslında ev bize onun kefaletiyle satıldı. Kaporayı evi görmeden ödemiştik. Siteyi biliyorduk, bir yıl önce gelmiş, başka bir evi kiralamıştık. Satılık olursa haber verin demiştik Nazire Abla’ya. Mayıs gibi aradı, yerini söyledi: tam çam ağacının altında, kafanızı kaldırdığınızda onu göreceksiniz, evi serin tutuyor. İlk ödemeyi yaptık gitti, bir süre sonra alım satımı yaptık. İşin aslı çam referansıyla evi almış olduk.

Birkaç yıl önce balkonda kozalakları bulduk, kırdık, bir avuç kadar kendi ürettiğimiz fıstığımız olmuştu. Yarasa Sözleşmesi sırasında tanık olarak adını koymaya kalkınca işler karıştı. Önce üç kanıt sayıp kızılçam dedik: kozalağı parça parça dökülüyor, gövdesi yağmurda kızıllaşıyor, tepesi şemsiyeye dönmemiş diye. Son karar başka çıktı: fıstık çamı. On sekiz yıl adını bilmiyorduk, öğrenmeye kalkınca önce yanlış ad koyduk, kimlik tespiti beş altı farklı konuşma boyu sürdü. Aşağıdaki evrak bu yüzden düzenlendi. Bundan böyle herkes birbirini doğru adla çağıracak.

EK-1 — KÜNYE

Adı: İkizçam.

Türü: Fıstık çamı (Pinus pinea).

Tahmini yaşı: Kesin bilgi alınamamıştır. Bir görüşe göre 1993 ya da 1994’te dikilmiştir, evden iki üç yaş küçüktür. Başka bir bilgiye göre 1990’da, ev henüz tamamlanırken yakınlardaki bir fidanlıktan alınıp dikilmiştir, yani evle yaşıttır. Farklı kişiler, farklı olayları referans göstererek doğum tarihini saptamıştır.

Dikiliş gerekçesi: Farklı görüşler vardır. Kimine göre fıstıkları satılıp siteye gelir getirsin diye, kimine göre evler gölgelensin diye dikilmiştir; bol oksijeniyle yaşayanlara sağlık getirsin diyenler de, çeşitli nedenlerle kesilen zeytin ağaçlarının yerine dikildiğini söyleyenler de olmuştur. Zeytin alçak kaldığı, üst katlara gölgesi yetmediği için gölge görüşü ağır basmaktadır.

İkamet: Evin doğuya bakan cephesi; üç yüz–dört yüz yıllık bir zeytinliğin içi.

Komşuları: Bir yanında nar, öbür yanında mandalina; ikisi de kendisinden gençtir.

Kökleri: Nereye ulaştıkları bilinmemektedir. Son alınan bilgilere göre eve bakan tarafta, temele zarar verecek büyümeyi önlemek için kök operasyonu yapılmıştır.

Ayırt edici özelliği: Birinci kat hizasına geldiğinde iki gövdeye ayrılır; tek köklü, iki gövdelidir. Eve, yani batıya dönük dalları diğer çamlar gibi budanmıştır, budamalar ehil kişiler tarafından yapılmaktadır.

EK-2 — İKİZÇAM ORTAKLIK SÖZLEŞMESİ

Taraflar: 1. Ev Sakinleri (İnsanlar). 2. İkizçam (Fıstık çamı).

Madde 1 — Taraflar, on sekiz yıldır aynı çatı ve aynı gölge altında yaşadıklarını, ancak bu süre boyunca birbirlerinin doğru adını bilmediklerini karşılıklı olarak kabul eder.

Madde 2 — İşbu ortaklık, evin görülmesinden önce kurulmuştur. Kapora, “kafanızı kaldırdığınızda onu göreceksiniz, evi serin tutuyor” sözü üzerine ödenmiştir.

Madde 3 — Zeytinler bu ortaklıktan üç yüz yıl önce buradaydı; sözleşmenin en yaşlı tanığıdırlar. Nar ile mandalina genç tanıklardır.

Madde 4— İnsanlar, çamın eve dönük dallarını budar. Karşılığında İkizçam doğu cephesini gölgesiyle sarar ve sıcak günlerde evi serin tutar.

Madde 5 — İkizçam, kozalağını bütün halinde değil, küçük parçalar hâlinde ve önceden haber vermeksizin balkona bırakma hakkını saklı tutar, kuru iğneler ve yaprak diplerindeki kanatlı tohumlar da bu hakka dahildir. Tohumları rüzgârın ne zaman ve nereye taşıyacağına İkizçam karar verir, İnsanlar müdahale etmez.

Madde 6 — Öncekiyıl balkonda biriken kozalaklar kırılmış, bir avuç fıstık çıkmıştır. Bu bir avuç, ortaklığın ilk ve bugüne kadar tek getirisi olarak kayda geçmiştir.

Madde 7 — İkizçam, pergola kiremitleri davasından beraat etmiştir. Ev sahibi kırılan kiremitleri yıllarca kozalağa yormuş, ancak son iki yıldır kozalak toplanması men edildiğinden kiremit kırılmamıştır. Fail kozalak değil, kozalağa uzananlardır.

Madde 8 — Her yıl öğlen saatlerinde İkizçam’ın tepesinde ağustos böceği korosu kurulur. Ses kaynağının tam yeri tarafların hiçbirine açıklanmaz.

 Madde 9 — İkizçam kış boyunca evi fırtınalardan, doğu ve kuzey rüzgârlarından korur, hem Kaz Dağı’nı hem denizi gören yapraklarıyla havayı koklar, tehlikeyi kaydeder. Kışın balkonda bırakılan eşyalara göz kulak olur, içeri kimsenin girmesine izin vermez. Yaz boyunca pencerenin önünde nöbet tutmayı sürdürür, İnsanlar gittiğinde de nöbet devam eder.

Madde 10 — İkizçam, çatı ahşaplarındaki yarasalara yol gösterir, bütün yıl yoldaşlık eder.

Madde 11 — Klimanın dış ünitesinin sesine sıcak gecelerde tahammül eder. Bunun için İkizçam karşılık talep etmese de toplam gece sayısı yirmiyi geçmeyecektir.

Madde 12 — İnsanlar bir zamanlar çamın dallarına bir şeyler astı. Bu bir süs değildi, onu insana biraz daha yakın getirmek istediler. O şeyler bir süre sonra kayboldu. İnsanlar indirmedi, onları rüzgâr ve yağmur aldı.

Madde 13 —Çamın eve yakın kökleri gözden geçirilmiştir, öteye uzanan köklerinin nereye vardığı bilinmemektedir. Taraflar bu konuda ayrıca inceleme talep etmez.

Ek Madde — Ağustos böcekleri, zeytin ağaçları, ulu çınar ve çatıda biriken kuru çam iğneleri işbu sözleşmenin doğal tanıklarıdır.

İmzalar — Ev Sakinleri adına: (imza). İkizçam adına: balkona bırakılmış bir kozalak parçası.

Not:Bugün izlenen videoya göre İkizçam’ın 1993-1994 yıllarında dikildiği anlaşılmıştır. Yıl sonuna kadar başka kanıtlar beklenecektir.