İlyada’yı derleyen Homeros, VIII. Yüzyılda yaşar ve Batı Edebiyatı bu eserle başlar.

Özellikle klasik eserleri okurken geçmişte gezinirsiniz, bu bir mucizedir.

Ölümsüz bir eser okuduk Homeros’un İlyada’sını. Tanrılar gerçek miydi, düş müydü? Yaşananlar mit miydi, gerçek miydi?  Birbirine karıştı. Eserin onu evrensel yapan, doyumsuz tadı da burada başlıyordu.

Tanrıların savaşını, tanrılarla insanların dünyasındaki entrika ve güç savaşlarını okuduk. Bu eser bize gösterdi ki asırlardır yeryüzünde, insan cephesinde değişen hiçbir şey yok. Savaşlar var, paraya ganimete ulaşmak için, güçlü olma, gücü elinde bulundurma isteği var. Bu yüksek egoların savaşımı sırasında ölen binlerce masum insan var. “Savaşmayın” diyen cılız sesler var. Bunu anladık.

Pekiyi Homeros’un İlyada ve Odyssea adlı eserleri neden ölümsüz?  Hep söylüyoruz ya; bu eser için de aynısını söyleyeceğiz; İlyada’nın gücü dil ve anlatımında. Bir çekirdek etrafında dilden dile halkın olağanüstü zekâsının ve yaratıcılığının etrafında yeni örgülerle olgunlaşan, dilde tadını bulan, destan Homeros tarafından yazıya geçirilmiştir.

Eser, gücünü halkın söylencelerinden alıyor ve halkın diliyle, müthiş bir üslupla insanın türlü halleri ortaya konuyor. İnsanı anlatılırken öylesine etkileyici bir dil kullanılmış yoksa ünlü bir yazarın dediği gibi “yeryüzünde söylenmemiş söz yoktur”.

Homeros’un yazdığı İlyada Destanı’nda kısaca anlatılan Truva Savaşı’nın tamamı. Truva Savaşı, Yunanistan topraklarında yaşayan Akhalar ile Anadolu’da bugünkü Çanakkale bölgesinde olduğu düşünülen Truvalılar arasında süren on yıllık savaştır. Akhaların kuşattığı Truva Şehri on yıl boyunca direnebilse de sonunda Akhalar bir hile ile  tahtadan yaptıkları Truva atıyla kaleye girmeyi başarır. Akhaların Truva’ya girmesi ile Truva Şehri düşer.

Truva Savaşı, Anadolulu ozan Homeros’un yazdığı İlyada Destanı’nda anlatılır. Truva’nın diğer adı “İlios” olduğu için destanın adı İlyada Destanı’dır. Ancak İlyada Destanı, Truva Savaşı’nın tamamını anlatmaz. İlyada Destanı’nda sadece on yıl süren savaşın dokuzuncu yılının elli bir günlük bir süresi anlatılır. Elli bir günlük bu süre Aşil’in (Akhilleus) Akha kralı Agememnon’la ters düşmesi ile başlayıp Hektor’un cenazesiyle son bulur.

Homeros’un İlyada Destanı, 24 bölüm ve 16.000’den fazla dizeden oluşur.

Truva Savaşı sadece insanların değil Tanrıların da dahil olduğu bir savaş olarak bilinir. Truva Savaşı’nın asıl başlama sebebi Truva Kralı Priamos’un oğlu Truva Prensi Paris’in, Sparta Kralı Menelaus’un güzelliği ile ünlü karısı Helen’i kaçırmasıdır. Ancak bunun öncesinde bir hikâye mevcuttur. Paris’in neden Helen’i kaçırdığını açıklayacak bu hikâye;  Üç Güzeller Efsanesi‘dir.

Efsaneye göre; su tanrıçası olan Thetis, çok güzel bir tanrıçadır. Bu güzel tanrıçaya Zeus ve Poseidon aşık olur ve Thetis ile birlikte olmak ister. Ancak öncesinde kahinliği ile bilinen Titan Themis’e danışırlar. Themis, Thetis’in çocuğunun babasından kat kat daha güçlü olacağını söyler. Bu kehanetten sonra kimse Thetis ile evlenmek istemez. Tanrılar olası bir duruma karşı Thetis’i bir insan ile evlendirme kararı alır. Su tanrıçası Thetis için ölümlü Peleus uygun görülür. (Bu evlilikten Aşil doğacaktır.) Thetis ve Peleus için Olimpos’ta bir düğün düzenlenir. Bütün tanrı ve tanrıçaların davetli olduğu bu düğüne sadece kötülük ve fesatlık tanrıçası Eris (İris)davet edilmez. Bu dışlanmayı hakaret sayan Eris, davet edilmediği düğüne giderek kalabalığın ortasına bir altın elma bırakır ve düğünden ayrılır. Elmanın üzerinde ‘en güzel tanrıçaya’ yazıyordur. Zeus’un eşi olan ve Evlilik Tanrıçası Hera, Bilgelik Tanrıçası Athena ve Güzellik Tanrıçası Aphrodite ortada duran altın elmanın kendisine verilmesi gerektiğini öne sürer. Düğün ortamı iyice karışır ve birbirleri ile tartışan tanrıçalar, Zeus’un en güzel tanrıçayı seçmesini ister. Zeus, eşi Hera’yı seçecek olursa diğer tanrıçalar karışıklık çıkaracaklardır. Athena ya da Aphrodite’i seçse Hera ile arası açılacaktır. Tanrıçaların arasında kalmayı istemeyen Zeus, en güzel tanrıçayı Truva Prensi Paris’in seçeceğini söyler. Tanrıçalar, Paris’in kendilerini seçmesi için ona vaatlerde bulunur. Hera, Asya hükümdarlığı, Athena sonsuz bilgelik, Aphrodite ise güzelliği ile tüm dünya da bilinen Sparta Kraliçesi Helen’in aşkını vaat eder. Paris, Helen’i kabul eder ve altın elmayı Aphrodite’e vererek en güzel tanrıçanın Aphrodite olduğunu söyler. Daha sonra Paris, Helen’i Menelaus’un sarayından kaçırır ve 10 yıl sürecek Truva Savaşı’nı başlatır. 

Gülizar Gülol