Emel, güneşli bir İstanbul sabahında, emekli olduktan sonra hep yaptığı gibi Kalamış sahilinde yürüyordu. Beline kadar uzun saçlarına mor, pembe irislerden taç yapmış dünya güzeli bir kız; “güzel ablacığım bakayım bir falına?” diyerek yolunu kesti. “Fallık halim mi kalmış benim?” dese de elini uzattı, kızın büyüleyici havasına dayanamamıştı. “Yarın sabah değil de öğleden sonra yürüyüş yaparsan çok eski bir dostunla karşılaşıp çok mutlu olacaksın ablacığım” dedi. Her kahveden sonra da fincanı kapatmıyor muyum? İnanmasa da etkilenmişti.
Ertesi gün üstelik hava da kapalı olmasına rağmen öğleden sonra yürüyüşe çıktı. Sahilde yaptığı yürüyüş sırasında, uzun yıllardır görmediği okul arkadaşı Sevgi’yi görünce hem çok şaşırdı hem de çok sevindi.
“Bu böyle olmaz bir yerde oturup hasret giderelim.”
“Liseden sonra seni kaybettik. Biz okul arkadaşlarımız ile ayda bir kez buluşuyoruz.”
Sevgi liseden sonra hemen evlenip subay olan eşinin görevi dolayısıyla Anadolu’nun birçok şehrini dolaştıklarını, eşi emekli olduktan sonra da son görev yerleri Kayseri’ye yerleştiklerini. İstanbul’a torunun doğum günü için geldiklerini, evde onlara rahatsızlık vermemek için Fenerbahçe Orduevi’nde kaldıklarını arka arkaya anlatıyordu.
Orta şekerli kahveleri eşliğinde koyu bir sohbete dalmışken birden yağan yağmuru ve gökkuşağını gören Sevgi, “Biliyor musun Emel torunumun ismi İris,” dedi. “Kızım Datça’da yaşıyor, Kaunos’un sembolü İris. Yağmurdan sonra çıkan yedi renkli güzel sanat eserinin, tanrıçasıymış. Gökkuşağını yol yaparak, yeryüzüne haber ulaştıran bir ulak olur. İris, temiz kalbi ve iyi niyeti ile yeryüzüne sürekli mutlu haberler taşırmış. İris isimli bir de çiçek var. Van Gogh’un resmetmeyi en sevdiği çiçeklerden biriymiş.”
Emel’in aklı dün sabah saçlarına iris çiçekleri takan falcıdaydı. O kız bu mevsimde irisleri nereden bulmuştu?
Sevgi, “Türkiye’de üç yüz on üç tane İris ismi varmış. Gökkuşağı bizi nerelere götürdü, torunuma İris adı verilmeden önce sadece göze rengini veren damarlı bölge olarak bilirdim İris’i. Senin en son işletme okuduğunu duymuştum.”
“Evet, daha sonra bankacılık yaptım. Hiç evlenmedim. Çalışırken de yaptığım resim çalışmalarıma emekli olduktan sonra daha fazla zaman ayırıyorum. İki ay önce de göğsümde bir kitle fark ettim. Tetkikler tahliller sonucunda kanserli hücre olduğu tespit edildi. Haftada bir gün kemoterapi görüyorum. Her gün düzenli yürüyüş yapıyorum. Beni negatif etkileyen insanlar ve olaylardan uzak duruyorum. İşte böyle…”
“Ay, çok geçmiş olsun” dedi, Sevgi.
Kısa bir sessizlikten sonra Emel isim konusuna döndü tekrar; “Hem kişiler isminin ifade ettiği anlamı rol model olarak alabiliyor, hem de karakter yapısını etkileyebiliyormuş. Torunun İris’ in ismi gibi rengarenk bir hayatı olsun, insanlara güzel haberler taşısın hep.”
İki arkadaş hem hüzünle hem de mutlulukla ne iyi oldu karşılaşmamız. Birbirimize anlatacak ne çok şey var, diyerek sohbete devam ettiler.
Emel akşam alacasında eve doğru giderken falcı kızı gördü yine, genç bir çifte su falı bakıyordu.
Bir an için gülümseyerek birbirlerine baktılar. Kızın arkasında denizde şaşırtıcı güzel bir gökkuşağı fark etti Emel. Kısa bir an görünüp kaybolan bir gökkuşağı…
Aydanur Atamdede
Kasım 2023
