İlyada; γ – Gama, 3. Kitap

Kucağımda yeni doğmuş oğlum Astyanaks (Astianaks) ile surlarda karşıladığım kocam Hektor’a savaşa katılmaması için yalvardım. “On sene süren kuşatma boyunca Yunanlılar sadece Troyalılarla savaşmadı.” “Çevre illeri de yağmaladılar.” “Akhilleus babamı, kardeşlerimi öldürdü.” “Oğlum ve senden başka kimsem kalmadı.” diye söylendim.

Başımıza gelen bu bela kaynım Paris’in suçu. Troya’da hiç güzel kız kalmamış gibi Agamemnon’un kardeşi Menelaos’un karısını kaçırıp buraya getirdi. Onu geri vermezse çok kötü olacak. Neyse ki Hektor Paris’i Menelaos ile birebir dövüşmesi için ikna etti. Kazanan Helene’yi ülkesine götürecek. Menelaos ve Paris karşılıklı dövüşmeden önce Troyalılar iki koyunu güneşe ve toprağa, Akhalar ise bir tane koyunu Zeus’a adayarak ant içtiler.

Bu arada tanrıların habercisi İris, Priamos’un kızı Laodike kılığına girerek kumaş dokuyan Helene’ye “Menelaos ve Paris senin adına savaşacaklar, sen de yenenin karısı olacaksın” diye haber verdi. Keşke Menelaos kazansa da alıp götürse Helene’yi.

Helene kaynanam Hekabe, görümcem Kassandra ve benim önümden geçip Kulede kayın babam Priamos ve yaşlıların yanına gitti. O esnada tanrılara ant töreni başladı. Truvalı haberci İdaios (idayos) Priamos’u ant törenine çağırdı ve şu dizeleri söyledi.

“Hadi bakalım, Laomedon’un oğlu, kalk,

Troyalıların, tunç zırhlı Akhalıların uluları

çağırıyorlar seni ant töreni yapmaya, ovaya.

Aleksandros’la Menelaos, Ares’in sevdiği.

Vuruşacaklar uzun kargılarıyla, bu kadın için.

Kim üstün gelir kazanırsa zaferi,

alacak bütün malını, kadını götürecek evine.

Ant içecek, dost olacak ötekiler de.

Biz toprağı bereketli Troya’da kalacağız,

onlar da at besleyen Argos’a dönecekler, güzel kadınlı Akha topraklarına.”

Bu ant töreninden sonra kayın babam Priamos bu dövüşü izleyemeyeceğini söyleyip meydandan ayrıldı. Düello sırasında Menelaos Paris’in zırhını deldi. Bu arada Paris Afrodit’in yardımı ile ölümden kaçtı. Bu savaşın devam edeceğini gösteriyor.

Küçük oğlum Astyanaks (Astianaks)’ı uyuturken ben de uykuya dalmışım.

“Yunanlar savaşı kazanmıştır. Troyalı kadınları paylaşırlar. Hektor’un soyunu kurutmak için Andomakhe’nin bebeğini surlardan aşağı atarlar. Onu da köle olarak Hektor’un katili Aşil’in oğluna hediye ederler.” Kan ter içinde uyandım. Neyse ki düş görmüşüm.

Aradan geçen birkaç gün sonra kara haberi aldım. İnanamadım. Surlara koştuğumda

Hektor’un yerde sürüklenen cesedini gördüm. Gördüğüm düş gerçek mi olacak? Kaderim bana korkunç bir gelecek mi hazırlamakta?

Aydanur Atamdede

Önceki Bölümler:

https://pazartesi14.com/category/kahramanlarindan-ilyada