İlyada; κ– Kappa, 10.Kitap
Ordundaki yiğitler uyuyor, bir beni uyku tutmuyor. Yüreğimde birçok şey var. Onlar aklımı dolduruyor. Gözümdeki uykuyu kaçırıyor. Bir yandan onca denizleri aşıp geldiğimiz gemilerimize bakıyorum. Bir yanda yanan ateşler yanan Troya ovasında insan uğultuları, kaval seslerini dinliyorum ama tam olarak ne yapacağımı bilemiyorum.
Zeus kurtar beni, kurtar çok yoruldum düşünmekten. En iyisi gidip diğer çadırları dolaşıp bakayım. Kimler uyuyor, kimler uykusuz benim gibi, öncelikle kardeşim Menelaos ’un çadırına doğru gideyim ki o ne halde acaba denizler aşıp geldi, onu da uyku tutmaz mı?
Derken birden Menelaos karşıma çıktı. O da benim gibi tunç tolgasını takmış, benekli postunu sırtına atmış, ayaklarına sandallarını giymiş, kargısını kavramış. Sevindim onu görünce. O benden önce davranmış, ne diye silah kuşandığımı sordu? Bir gözcü mü göndereceksin? Dedi.
Baksana kardeşim Zeus bizden gönlünü çevirdi bence. Gidip Aias’la İdomeneus’ u bul. Ben de gidip Nestor’ u bulayım, dedim.
Menelaos buna karşı çıktı, birbirimizi kaybedip, aramakla vakit kaybederiz, dedi.
Ordular çobanı Nestor’ u bulmak üzere yola çıktım. Kara gemisinin orada silahlarını kuşanmış, etrafı da silahlarla çevrilmiş döşekte öylece yatıyordu. Kalkanı, kargısı, kemeri ışıl ışıldı. Acıklı ihtiyarlığa baş eğmemişti.
Beni karanlıkta tanıyamadı. Kimdir o karanlık gecede gelen? diye seslendi.
Atreusoğlu Agamemnon ’um ben diye bağırdım. Gel orduyu kaldıralım, savaşalım. Uyuyup kaldılar. Zeus un cevabı: Zeus, Hektor’ dan yana olamaz. Akhilleus öfkesini atsın içinden seninle gelirim, dedi.
Bir kaç kişiyi uyandıralım Kargıcı Tydeusoğlu’ nu, Odysseus’ u, çevik Aias’ ı, İdomeneus’ u uyandıralım dediğinde. Menelaos gitti onları çağırmaya dedim.
Nestor, Odysseus’ u uyandırmaya gitti. Odysseus, Diomedes’ e gitmiş, Diomedes, Aias’ la, Phyleus’ u kaldırmaya gitmiş.
Bu arada Troyalılar tepeye yerleşmişti bile. Nestor, bir yiğit gidip Troyalıların niyetini anlasın dedi. O yiğide karakoyun armağan sözü verdi ve her şölende bir pay vereceğini söyledi.
Diomedes ile birlikte birçok yiğit gitmek istedi. Fakat kiminle gideceğini sen seç dedim. O da Odysseus’ u seçti.
İki yiğit yola çıktı, Athena bir balıkçıl kuşu kondurmuş, yol üstünde yiğitler görmemiş, görenler söylemiş.
Bu arada Hektor da meğerse Troyalıları uyutmamış, gidin bakın Akhalar ne yapıyor? Gemilerinin başında mı? Yoksa uyuyorlar mı? diye sormuş.
Tanrısal Haberci Eumedes’ in beş kızdan sonra tek oğlu Dolon, varlıklı, altınları, tunçları var, üstelik ayağı tez denilirdi. Tolgasını takıp, postunu sırtına atıp, sansar derisinden tolgasını takıp yola çıkmış. Troyalılardan, biz Akhalılara doğru gelirken, Diomedes üzerine atılıp Dolon un ödünü kopartıyor. Dolon titreyerek, çok varlıklıyım, size altınlar veririm, kurtulmalık neler isterseniz veririm demesi, Odysseus’ u çok kızdırmış. Yiğit ol ve sorularıma cevap ver demiş. Dev yapılı Diomedes daha sonra Dolon’ un yalvarmalarına karşı, aniden kılıcıyla boynunu kesip kafasını tozun, toprağın içine atmış.
Başından sansar derisi tolgayı, kurt postunu, kıvrık yayını, iri kargısını alıp, Odysseus ellerini kaldırıp bizim için Athene’ ye yalvarmış ve elindekileri bir ılgın ağacına asmışlar. Yollarına devam edip Trakyalılar bölüğüne gidip atlarını bağlamış, Rhesos ortada adamları etrafında yatıyorlarmış. Her bir askerin yanında iki at.
Athene, Diomedes’ e tanrısal bir güç vermiş, uyuyan askerlere saldırıp korkunç iniltilerle toprağı kana bulamış, on iki asker, bir kral öldürmüş. Kan göllerinden geçip Dolon’ u öldürdükleri yere geliyorlar, ilerledikçe seslerini ilk Nestor duymuş, Odysseus’ a bu kadar atı nasıl elde ettiniz, Troyalılardan mı aldınız? Tanrı mı karşınıza çıkardı, diye soruyor.
Odysseus, Ey Nestor tanrılar bizden çok üstündür, bu atları Trakya’dan getirdik sahiplerini Diomedes öldürdü, diyor.
Odysseus daha sonra Dolon’ un soykasını gemilerin önüne asıp Pallas Athene’ ye kurban sundu.
Hep birlikte denize atlayıp yıkanıp arındılar ve kurulanıp hazır sofralara oturup Athene’ ye tatlı şarap sunduk Hep birlikte.
Önceki Bölümler
