İlyada;  λ– Lambada, 11.Kitap

Zeus, Akhalıların gemilerine doğru Kavga’yı gönderdi, savaşçılar artık ellerinde kavganın bir alâmetini tutuyordu. Tanrıça Kavga orada durup yüksek ve korkunç bir nâra attı; Akhalıların göğüslerinde yürekleri ayrı ayrı savaşıp dövüşmek hevesi ile doldu, şimdi hepsine kavga, denk yapılı gemilerle sevgili vatan toprağına dönmekten daha tatlı görünüyordu. Nasılda kana susamıştı hain Agamemnon, kırıp geçiriyordu bedenleri parça parça ediyordu.

Ben de boş duracak değildim ya. İyi yapılmış arabamın üzerindeyken yel ayaklı İris, İda’nın tepelerinden kutsal İlyon’a doğru indi ve yanıma geldi. Dedi ki: Ey Hektor,  Zeus Baba emretti; Budunlar çobanı Agamemnon’u hatlar dışındaki erlerle savaştır, canlara kıyar, safları bozarsa kendin gerile, düşmanla savaşıp canlar yakan kavgaya devam et. Fakat Agamemnon bir mızrak veya bir okla yaralanır da arabasına sıçrarsa işte o zaman senin eline öldürmek kuvvetini verecek ta ki denk yapılı gemilere ulaşacağın, güneş batıp kutsal karanlık basacağı saate kadar. Sonra havalanıp gitti İris. Ben de silahlarımla, arabamdan yere atladım; sivri kargılarımı sallayarak her tarafa koştum, herkesi kavgaya cesaretlendirdim.

Argoslular da saflarını berkittiler. İki ordu karşı karşıya durup kavga canlandı. İlkin Agamemnon atıldı, en önce dövüşmek arzusunu gösterdi. Ben silâhlarımla arabamdan yere atladım, sivri kargımı sallayarak her tarafa koştum, herkesi kavgaya cesaretlendirerek korkunç dövüşü uyandırdım. Troyalı canlarım dönüp Akhalılarla dövüşmeğe giriştiler. İki ordu karşı karşıya durup kavga canlandı.

İlkin Agamemnon atıldı, vicdansız Agamemnon vahşice saldırıyordu, kıran kırana bir dövüştü bu acımasız ve vahşice. Yaralandı Agamemnon ama ölmedi. Agamemnon’un uzaklaştığını gördüm, Troyalılar ve Lykialılara haykırdım; Troyalılar, Lykialılar, tutuşarak dövüşmede usta Dardanoslular! Erkek olun a dostlar! Yüksek iç ateşinizi hatırlayın! Düşmanların en büyüğü aradan çıktı, şimdi Kronosoğlu bana büyük bir şan verdi. Haydin, doğru mağrur Danaosluların üstüne! Daha yüksek bir şan kazanmak istiyorsanız, sürün atlarınızı! Nasıl sayısız dalgaların köpükleri deniz yüzünde saçılırsa, onun gibi saldırışlarımın altında, yığınla savaşçının başı vurulup dağılıyordu.

Troyalı kardeşlerim seslendi;  cesaretin ve asaletin timsali, yüce gönüllü büyük komutanımız Hektor, yanındayız. Bu cesaret verici sözler üzerine; değerli savaşçılarımı onların başlarını ve kılavuzlarını davet ettim eğer Akhalıların gemileri ve ne yapmak istedikleri hakkında bilgi getirecek biri olursa onu hediyelere boğacağımı söyledim.

Eumedesoğlu Dolon tanrısal bir çavuştur, görünüşte çirkin, fakat ayakları çevik, beş kardeşi olan tek oğul bana şöyle söyledi: Hektor; ruhum ve erkek yüreğim beni tez giden gemilere yaklaşıp bilgiler toplamağa davet ediyor, izin ver. Bu esnada Diomedes ve Odysseus iki yaban domuzu, avcılığa alıştırılmış bütün bir köpek alayına yüksekten bakarak nasıl saldırırsa, onun gibi, Troyalı kardeşlerimin canlarına kıymak üzere cepheye döndüler ama yaralandılar.

Nil Saydan’dan bir önceki İlyada bölümü

Önceki Bölümler:

https://pazartesi14.com/category/kahramanlarindan-ilyada