İlyada; Ω – Omega, 24. Kitap

Sevmezler ne Here ne Athene ezelden beri

Ne Kutsal Troyalı babam Priamos’u ne halkını

Çünkü kardeşim Aleksandros’un yaptığı seçimi unutmazlar

Dünyanın ilk güzellik yarışmasında Afrodite’yi yeğ tutanı

Aleksandros’u beşikten ölüme yollamıştı Priamos

Kızını kurban eden Agamemnon’dan ne farkı vardı

Annem Hekabe sus Kasandra deyip konuşturmadı beni

Kıyamadılar canına güzel bebeğin Paris adıyla büyüttüler

Çoban olmuştu civar çeper Troya’ya ilk ben tanıdım onu

Yeniden prensiydi altını bol bereketli Troya’nın

Sparta’ya gidip Helene’yi getirince savaş kaçınılmaz oldu

On yıl boyunca döküldü kan Akha ordusu karşısında  

Sonunda koruyucu kardeşim Hektor canını verdi

Troya’daki bütün insanların tanrıların en sevgilisiydi

On iki şafak geçti tanrısal Hektor’un cansız bedeni

Acımasız Akhilleus’un elinde onun azgın yüreğinin

Vahşi işkencesinde ateş paysız cenaze törensiz

Öküz gözlü Here ile bakire Athene korumazlar ölü canı

Zalimdirler kötülük işlerler yürekleri taş gibi serttir

Gümüş yaylı Apollon kızgınlığını gösterdi sonunda Akhilleus’a

Kahin Tanrı Apollon geleceği görme armağanı sunan bana

Lanetini tüküren ağzıma kimse inanmasın diye sözüme  

Şimdi görüyorum işte Hektor’un ölüsü varacak Troya içine

Zeus’un habercisi yel ayaklı İris vardı yanına Priamos’un

Akha gemilerine gidecek Priamos, değerli armağanlar götürecek,

Oğlunu kurtaracak, Akhilleus’tan saygı görecekti yaşlı babam

Hermes kılavuzun olacak diye buyurmuştu Kronosoğlu Zeus

Hekabe karşı çıktı gitmesine zalim Akhilleus’un yanına

Eline geçirse ciğerini koparıp çiğ çiğ yiyecekti zalimin

Akhilleus adıyla müsemma Akhos yani acı ve yas getiren İlios toprağıma

Hektor elinde tutan, iktidar sahibi demek adlarımız kimliğimiz kaderimiz

Gideceğim dedi Priamos Akhaların yanında kaderim yok olmak olsa da 

Sandıkların kapaklarını açtı on iki peplos, on iki entari, on iki kaftan,

O kadar da keten çarşaflar, örtüler koydu on talant altın,

İki üç ayaklı, dört kazan, eşi bulunmaz bir sağrak seçti

Priamos’un sağ salim geri dönmesi için Zeus’un alameti lazımdı

Çabuk uçan haberci kuşu, yüksekten uçan kuşu Zeus’un

Sağ tarafında görünce kartalı içi rahatladı Hekabe’nin

İşaret iyiydi Priamos Hektor’u alıp esenlikle dönecekti evine

Haberci asalı çoban değnekli Hermes yoldaşlık edecek ona

Trime Gusto üç kere kutsanmış Hermes yolcuların tanrısı

Tüccarların kumarbazların hırsızların tanrısı Hermes

Yüz gözlü Argos’u öldüren uyumayanı uyutan uyuyanı canlandıran

Kanatlı şapkasıyla kanatlı sandaletleri babası Zeus vermişti ona

Kırmızı urbalarını kuşanmış şafakta

Babam Priamos’u gördüm arabanın üstünde

Gözlerinden akan yaşlar kana dönmüş

Katırların taşıdığı yatakta beyaz pelerin üstünde  

Büyük koruyucu Hektor yatıyordu

Sarılmıştı kefene Apollon’un koruduğu bedeni

Akhilleus’un korkunç öfkesi sürüklemişti

Çıplak bedenini Patroklos’un mezarı etrafında

Onlarca defa döndürmüştü korkunç acılı öfkeyle

Yalnız Tanrılar korumuştu Zeus’un sevdiği cansız Hektor’u

Gelin görün onu diye haykırdım her erkeğe ve her kadına

O değil miydi atının üstünde şehrinizi koruyan

Yüzlük kurbanlar kesen tanrıları ve Troyalıları sevindiren

Geniş kemerli kadınların yüzünü güldüren

Kasandra diye haykırdı Priamos bana

Apollon’un korusunda oynarken görmüştü

Yılanların yaladığını beni bu kehanet gücümün işaretiydi

Tanrıların tapınağında rahibe olmaktı dileğim

Evlenip bir erkeğe bağlanmak yerine

Kendi yaşamını kendi belirlemek istedim

Helene’yi geri gönderelim Troya yok olacak dedim

Çığlığımı duymayan Priamos şimdi oğlunun cansız bedeniyle

Ak kollu Andromakhe kucaklıyor Hektor’un başını

Toplanan kadınlara yürek yakıcı bir ağıt söylemeğe başladı

Şanlı annesi Hekabe saçlarını yoluyor, başını yumrukluyor

Hektor’un etrafına ilâhi söylemede usta şarkıcılar koydular

Kadınlar ilâhileri hıçkırıklarıyla karşılıyorlar

Acını bırakıyorsun diyor herkesin imrendiği gelin Andromakhe

Hektor’un oğlu günahsız bir çocuk güçsüz korumasız

Atılacak aşağıya bir surun tepesinden

Akhalar insaf etmez hiçbirimize

Talan edecekler Troya’yı yıkacaklar

Erkekleri öldürüp bütün kadınları

Koca karınlı gemilerine götürecekler

Hektor, bütün şehir senin için ağlıyor;

Acıdan inliyor hıçkırıyor titriyor

Hekabe yürek yakan ağıtına başladı

Ayağıtez Akhilleus kardeşlerimi Samos’ta, İmbros’ta,

başı dumanlı Lemnos‘ta satmıştı.

Akhilleus can ciğer yoldaşı Patroklos’u öldüren 

Hektor’un cansız bedenini hıncından defalarca sürükledi

Hırpalamaya uğraştı durdu günlerce kendi sonunu biliyorken

Kehanete göre Hektor’un ölümünü izleyen ölüm onundu

Zeus’un gönderdiği annesi Thetis’e karşı gelemedi

Olimpos’ta toplanan Tanrıların kararına uygun davrandı

Hektor’un cenazesini hazırlayıp Priamos’a vermeyi kabullendi

Troyalıların yası için on ikinci şafak aydınlığına kadar bekleyecekti

Troyalılar dokuz gün yığın yığın odun getirdiler

Onuncu şafağın ışığı ölümlülerin gözlerine yayıldığı zaman

Kahraman Hektor’un cenaze törenine başladılar,

Gözyaşları dökerek odun yığınlarının tepesinde ateşe verdiler

Hektor’un ateşinin etrafında toplandılar  

Beyaz kemiklerini, yanaklarını ıslatan gözyaşları dökerek topladılar

Bir altın kutu içinde yumuşak erguvan parçalara sardılar

Bir çukurun içine koyup üstüne geniş taşları sıraladılar

Üstüne toprak serperek mezarı yaptılar

Tanrılara kurban kestiler bir ziyafetle kutladılar

Nükhet Eren