Kalın gözlüklerinin ardından İnceleyici bakışlarıyla ve kısık sesiyle Cevat Bey, gazete İçinde bir disiplin kurmuştu. Duyarlı bir gazeteci, ilerici bir yazardı. Onunla çalıştığım sürede geniş hoşgörüsünü izlemek fırsatını buldum. O sıralar (sanırım 1962 yılıydı) İran Şahı Türkiye’ye gelmişti. Ben de zalim İran Şahı’na verip veriştiren bir yazı döşenmiştim. Bir süre sonra Cevat Bey odama geldi-, suç işlemiş de özür diliyormuş gibi yumuşak bir sesle: —. İlhan, dedi. Cumhuriyetin bir kuralı vardır; yabancı devlet başkanları Türkiye’de iken misafirliğe ters düşecek bir yazı yayınlayamayız. Sen bilirsin ama, istersen bu fıkrayı Şah ülkemizden ayrıldıktan sonra koyalım.

Gazetenin göreneğini bilemediğimden bu kez özür dilemek bana düştü. Bu olay dışında Cevat Fehmi’nin bir başka yazımın bir satırına bile iliştiğini anımsamıyorum diye yazar İlhan Selçuk, ustasını anarken.

1 Ocak 1905 tarihinde çevirmen ve yazar Ömer Seyfi Bey’in oğlu olarak dünyaya gelen Cevat Fehmi İstanbul İdadisini (İstanbul Erkek Lisesi) bitirdikten sonra Millî Mücadele saflarına katılan babasıyla birlikte Anadolu’ya geçmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Basımevinde düzeltmen ve zabıt kâtibi olarak çalışmıştır. Bu görev ileride gazeteci olmasının tohumlarını atacaktır.  

Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmeniyken, 1952-59 yıllarında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin üçüncü başkanı olarak. Basın hak ve hürriyetlerinin eksiksiz, gerçek anlamda uygulanabilmesi için çalışmış ayrıca İÜ Gazetecilik Enstitüsünde öğretim görevlisi olarak “Gazete Hazırlama Tekniği” konusunda dersler vermiş, Basın Sarayı projesini gerçekleştirmiştir.

Oyun yazmaya Muhsin Ertuğrul’un özendirmesi ve desteğiyle 1942’de Büyük Şehir oyunuyla başlamıştır, bu oyun İstanbul Şehir Tiyatrosu tarafından 1942-43 yıllarında sahnelenmiştir.  Halkla kolay iletişim kurmuş, oyunları çok sevilmiş hatta popüler bir oyun yazarı olarak nitelenmiştir.

Oyunları içinde en ünlüleri, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan ekonomik bunalım içinde gelişen çarpık ilişkilerin genel ahlâk açısından eleştirildiği Paydos (1948) ile uzun kış mevsimi boyunca şehirle iletişimi kesilen bir kasabada yönetimi ele geçiren hastane kaçkını deli kaymakamın kurabildiği güzel bir düzeni anlattığı Buzlar Çözülmeden (1964) oyunlarıdır. 

Cevat Fehmi Başkut, İstanbul’un orta sınıfının temsil eder. Temsil ettiği zümreyi iyi tanımaktadır., İstanbul’un belli bir çevresinin günlük yaşantısını etkileyen sorunlarına ışık tuttuğu kadar, bu çevrenin kendi hayatına, insanına, sorununa bakış açısını da bize ilettiği için ilgi çekicidir.  Necati Cumalı onun için iyi bir Halk yazarı der.

İstanbul toplumu hızlı bir değişim içindedir. Toplumun kazanç kaynaklarının ve kazanç biçimlerinin değişimi ile görülmektedir. Geleneksel değerlere bağlı kalan memur, küçük esnaf ve İstanbul’un eski varlıklı aileleri, sonradan görme yeni zenginin baskısı altında bunalmaktadır. Artık toplumda söz sahibi olma hakkı aydın kişiden, görgülü kişiden, devlet memuru ve gelenekçi esnaftan yeni zengine, dalavere çeviren iş adamına ve onların varlığından sebeplenmek için bu düzene aracılık eden küçük fırsatçılara geçmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrasının un, şeker, gaz, ilaç gibi önemli maddelerde darlık yaratması, bu değişime etken olmaktadır. Bu durumda gittikçe yoksullaşan orta sınıf kendi değerlerini korumak için mücadele eder. Fakat dayandığı manevi değerler maddi değerlerin güçlü baskısı altında geçerliklerini yitirmektedirler.

Tek parti döneminden çok parti dönemine geçiş, 1950’lerin siyasal yapısı, oy avcılığı da oyunlarının arka planında hep vardır.

Yaşar Kemal, Cevat Fehmi’nin oyun yazarlığı hakkında şunları söyler: “...Oyunlarının kurgusu, çatısı çok sağlamdır. O; düşünceleri, duyguları, gülmeleri, yermeleri, acıları, insan soyunun etkili maceralarını bu sağlam çatı, kanava içinde verir. Cevat Fehmi’nin oyunları bu yüzden inanılmaz bir ölçüdür. Başkut, bütün klasikler gibi geniş halk kitlelerinin yazarıydı. (....) Güncelin yazarıydı. Toplumun başından geçen işleri onun kadar derinlemesine gözleyen bir kişi daha yok edebiyatımızda. Can alıcı bir noktanın, bir olayın en ilginç yönünü cımbızla çeker alır, oyunlarına koyardı. Onun toplumdan aldığı olaylar artık söyleyeceklerinin bir özeti, timsalidir. (....) Konular üstünde çok yoğun çalışırdı Okur, araştırır, sorar, soruştururdu. Çoğu kez bunlarla yetinmez, konusunu günler geceler boyu yaşardı. Çocuksu bir kişilikti; bütün sertliğinin altında, ciddiyetinin üstünde…” (Cumhuriyet, 15 Mart 1981).

27 mayıstan sonra Fatih Şehir Tiyatrosu’nun yapılması tamamen Başkut’un girişimi ile gerçekleşmiştir. Başkut, o zamanki asker Belediye Başkanı Albay Şefik Erensu’yu etkilemiş, belediye başkanı ve Muhsin Ertuğrul, Fatih Şehir Tiyatrosu’nun temelini birlikte atmışlardır. Onun dalkavukluğu hicveden “Hacı Yatmaz” piyesi de ilk kez Fatih Tiyatrosu’nda oynanmıştır.

15 Ocak 1971’de 66 yaşında aramızdan ayrılana kadar 21 oyun yazmıştır. Türk toplumuna tiyatroyu sevdiren kişilerdendir.  Harput’ta bir Amerikalı, Paydos, Buzlar Çözülmeden gibi oyunları bugün hala birçok tiyatro tarafından sahneye konulmaktadır.

Kaynaklar

https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/handle/20.500.12575/56108

www.biyografya.com/biyografi/1936

tiyatrolar.com.tr/cevat-fehmi-baskut

‘POPÜLER’ YAZAR

CEVAT FEHMİ BAŞKUT Doç. Dr. SEVDA ŞENER

Cumhuriyet Gazetesi

Gazeteciler Derneği 

1.1.doğumlular

Erken Cumhuriyetin Temsili Yazarı

Hamdullah Suphi Cariye kadının dertlerinden Türk Ocaklarına