Topkapı Otogarı’nda “Ankara, Adana, Antep, Urfa” diye bağıran genç adamın sesi yanıktır, güzeldir. Bir yolcu dayanamaz “Usta sen bu sese yazık ediyorsun. Çığırtkanlığı da hicaz makamında yapıyorsun,” der.
Müzik sektöründe çalışacağını düşünerek büyük umutlarla geldiği İstanbul’da, iki yılın ardından otogarda çığırtkanlık dışında bir iş bulamayınca memleketine, kazancı ustalığına geri döner, dönmesine de ruhu şiire, müziğe adanmıştır Kazancı Bedih’in. Ut, Tambur ve Cümbüş’ü çok iyi çalmakta, gazel yanında meye, hoyrat ve türkü okumaktaydı.
1 Ocak 1929’da doğmuştur, Ümmidir yani okuma yazmayı bilmez. Gazelleri dinleyip ezberler ama uzun gazelleri bu yöntemle öğrenmek zor olduğu için gece mektebinde okuma, yazma öğrenir.
Ben beni bilmem neyim dünya nedir, ukba nedir
Söyleten kim, söyleyen kim, aşk nedir, sevda nedir
Mey nedir, saki nedir, mecnun nedir, leyla nedir
Kimse idrak eylemez bu âlem-i eşya nedir
Şiir ki varlığın yuvalandığı yerlerden biridir, bir diyeceği varsa şiirle demiştir diyen. O şiir gelir Kazancı Bedih’de musikiyle bir olur. Yıldızlı gecenin göğüne doğru avazını salar Kazancı Bedih, Urfa gecesinin ılık rüzgârı, bu davudi sesi oracıkta ruha üfler.
Okuduğu Âşık Şem’i‘nin bir gazelidir: Konyalı bir saz şairi olan Şem’inin Bağdatlı Fuzûlî’nin bir gazeline yazdığı divanidir.16. yüzyılda Fuzuli bir gazel yazar, 19 yüzyılda Konya’da bir saz şairi bu gazele nazire yazar ve 20. yüzyılda Urfa’da bir bilge gazelhan bu divaniyi okur. Ölümsüz, zamansızdır sanat. Söz hikmettir zira sahibi Nezihe Hanım’dır, Fuzuli’dir, Nabi’dir, Kani Baba’dır. Yüzyıllar öncesinden gelip, nasıl sevmişler, nasıl hüzünlenmişler, nasıl yanmışsa ciğerleri, nasıl bayram etmişse gönülleri, sırrın peşinden ne kadar koşmuşlar, nereye varmışlar ne bulmuşlar ne aramışlar hepsini bir bir anlatırlar zamanın sonsuzluğunda.
Mecnun isen ey dil sana leyla mı bulunmaz
Bu goncaya bir bülbül-ü sevda mı bulunmaz
Sun şerbet-i lal-i lebin ağyara vefasız
Saki mi bulunmaz bana bir sahba mı bulunmaz.
Farklı şairlerin ruhları ile bir olur Kazancı Bedih. İlk feminist şairlerden Yaşar Nezihe Hanım’ın zorlu yaşantısını anlattığı şiirler gönlüne dokunmuştur. Özellikle “Mecnun İsen Sana Leyla mı Bulunmaz”, “Sabret Gönül Eyyamı Sefa” eserlerine beste yapar ve okur. Urfalı gazelhanlar arasında özellikle Mecnun isen Sana Leyla mı Bulunmaz günümüzde de çok okunmaktadır.
Takdîr-i Hudâ kuvve-i bâzû ile dönmez
Bir şem’a ki hak yandıra bin bâd ile sönmez”
Bazı gazellerin altına kendisi de eklemeler yapar.
Hiç plak çıkarmaz, ama yüzlerce kişiye ücret almadan kasetler yapar. Eşkıya filminde okuduğu ve Urfalı divan şairi Lütfi’ye ait “Nice bu hasret-i dildar ile giryan olayım” ile izleyen herkesi büyüler, televizyon programlarına çağrılmaya başlanır. Gönül adamıdır, rating, çok izlenme, popülerlik ona göre değildir. Ün, şan dediklerinde “Cihâna sığmamışken bir mezara sığdı İskender Varıp baksan o da şimdi yıkık bir gâre dönmüştür,” der.
Savaş Ay’a bir röportajında dert yanar
“Hafızamda binlerce parçalık arşivim var. Bunları birileri derlese, kayıt altına alsa, hep Hülya Avşar’a İbo Show’a çıkıyoruz, böyle mi olmalıydı?”
Kırgındır, 2003 yılında cümbüşünü oğlu Naci’ye devreder, müziği bırakır ve yine eski mesleğine döner. Fuzûlî’den Nâbî’den, Nesîmî’den Abdî’den, Ruhi’den, Lütfî’den gazelleri insanların yüreklerine üflemesiyle kalır akıllarda. Küçük bir dükkânda kazancılık yapar. 2004 yılında, katalitik sobadan sızan gazdan zehirlenerek eşiyle birlikte göçer gider bu dünyadan.
Torunu Bedih’e de söyle vasiyet eder.
“Torunum Bedih, Dersine iyi çalış. İşine, kârına dikkat et. Benim gönlüm Allah ve müzik aşkına açık oldu. Tez evlendiğim için gönül gözümü, çocuklarımın anasına açtım. Bir kuru kaya parçası gibi oldu gönlüm. Aşkları, en güzel aşkları gazel söylerken, cümbüş çalarken yaşadım. Torunum, sana tavsiye etmiyorum. Sen kır çiçekleri aç, şakşako (gelincik) gibi ol.” Kazancı Bedih
Kaynakça :
oggito.com/icerikler/kazanci-bedih-divan-edebiyati-sevdalisi-bir-garip-dervis/31202
ismail-gulec-fuzuli-semi-kazanci-bedih-ve-muzaffer-ozak-nerede-bulusur-
http://www.gzt.com/nihayet/gul-askina-hos-nagme-i-rana-okuruz-3568136
oggito.com/icerikler/yasar-nezihe-bukulmez-bir-kutup-yildizi-olmak/66319
http://www.evrensel.net/haber/190846/yasar-nezihe-ye-mektup Sennur Sezer
1.1.doğumlular
‘Popüler’ Tiyatro Yazarı Cevat Fehmi Başkut

Adını duyardım ancak tanımazdım. Sayende naif tarafları olan Kazancı Bedih’i tanımış oldum.
ben de çok tanımıyordum, ama yazmak için okudukça, dinledikçe çok sevdim.
Bu görseller çiğ köfte vbg begenmedigim şeyler ve bunca ruha üflenen şiiri buralarda dinlemek istememem bundandı. Fakat Işın yazdı ki Bedihte hoslanmiyormus bu durumdan.
O zaman ben seni dinleyip begenimi ortaya çıkaracağım.
Teşekkürler Işın
Yani o bir gelenek Sıra geceleri… Çok eski bir kültür. Sıra geceleri bizim çok bilmediğimiz, görsek de turistik olanı gördüğümüz bir kültür
Çok severim, cidden kıymeti bilinmeyenlerden birisi…. Çok güzel tanıtmışsın, yüreğimize dokundu nağmeleri gibi!….
teşekkür ederim, benim de ruhuma dokundu 🙂
İnsanın ruhuna dokunan bir insanmış, kalemine sağlık daha iyi tanıdık onu
çok teşekkürler, ben de çok iz bıraktı. Etkiledi.